+ Yorum / Mesaj Ekle
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Kardiyomiyopati Özellikleri, Belitileri, Teşhisi ve Tedavisi

  1. Kardiyomiyopati Özellikleri, Belitileri, Teşhisi ve Tedavisi

    Kardiyomiyopatilerin genel özellikleri
    Kardiyomiyopati, kalp kasını oluşturan hücresel yapıların hastalığıdır. Karıncık duvarında kalınlaşma, sertleşme, yapıda bozulma ve/veya karıncıkta büyüme, kulakçıklarda genişleme gibi değişimler sonucu kalbin fonksiyonları bozulmuştur. Toplumda binde 0,2 ile 2 oranında görülür. Doğumsal kalp hastalıklarının içinde ise yüzde 2 sıklıkla görülür.
    İsim:  kardiyomiyopati.jpg
Görüntüleme: 2
Büyüklük:  44.8 KB (Kilobyte)

    Ani ölüm oranı nadir değildir, örneğin hipertrotik kardiyomiyopatilerde ani ölüm yüzde 4 olarak bildirilmiştir. Kardiyomiyopatinin nedeni genellikle kalıtımsaldır. Aile üyelerinin bir veya birden fazlasını etkileyebilmektedir. Kalp kasına etkilerine göre kardiyomiyopatiler farklılıklar gösterir.

    • Hipertrofik kardiyomiyopatide kalp kası ileri derecede kalınlaşmıştır.
    • Dilate kardiyomiyopatide kalp kası incelmiş, kalp ileri derecede genişlemiştir.
    • Restriktif kardiyomiyopatide, kalp kası sertleşmiş gevşeyememektedir, kalp kulakçıkları ileri derecede genişlemiştir.
    • Aritmojenik sağ ventriküler displazisinde, kalp kasının yapısı, ilerleyici olarak bozulur, kalpte yaşamı tehdit eden ritim bozukluğu vardır.
    • Takotsubo kardiyomiyopatisinde kalbin aşırı stresten dolayı fonksiyonları bozulur, genelde zaman içinde tamamen kaybolur.
    • Sol ventrikülde noncompaction durumunda, kalp boşluğunda genişleme vardır, kalp kası yapısal oluşma sürecini tamamlayamamıştır.

    Kardiyomiyopatinin tipine göre kalp kasında farklı bozulmalar oluşur. Bu bozulmalar kalp fonksiyonlarını farklı etkiler. Kalbin kasılması, gevşemesi, ritmi veya uyumlu çalışması etkilenir. Hepsi kalbin şeklini, genişliğini, boyutunu, duvarlarının kalınlığını değişime uğratır, kalp atımını sağlayan elektrik sistemin normal çalışmasını engelleyerek yaşamı tehdit edebilir. Kalıtımsal kardiyomiyopatinin kesin tedavisi yoktur. Bu hastalıkla yaşayan birçok kişide yaşam kalitesi ve süresi kişiden kişiye değişmektedir. Belirtileri kontrol altına almak için çok sayıda etkili tedavi seçeneği mevcuttur. Yaşam biçimi kesinlikle değişmeli, örneğin spor ve aşırı egzersizden kaçınılmalıdır. Kardiyomiyopatisi olan hastalarda bulgular ve efor kapasitesi hastalığın tipine ve kişiye göre değişir. Kardiyomiyopati hiçbir belirti göstermeyeceği gibi halsizlik, çabuk yorulma, terleme, nefes darlığı, çarpıntı gibi bulgular veya bayılma, ani ölüm gibi ani bulgular gelişebilir.

    Kardiyomiyopotilerin belirtileri nelerdir?
    Hastalık birçok olguda yavaş ilerleyebilir. Çocuklarda bulgular güçlükle anlaşılabilir ve bu yüzden teşhis gecikebilir. Belirtilerin olması artık kalp yetmezliğinin başladığını gösterir. En yaygın belirtileri şunlardır:
    • Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği
    • Nefes darlığı
    • Çarpıntı
    • Ayak bilekleri ve karında şişlik
    • Çabuk yorulma
    • Aşırı terleme
    • Aşırı yorgunluk
    • Baş dönmesi ve bayılma
    • Ani ölüm

    Kardiyomiyopatiler nasıl teşhis edilir?
    Kardiyomiyopati tanısı için ilk yapılması gereken tetkikler elektrokardiyografin ve ekokardiyografidir. Ekokardiyografi çocuklarda hemen hemen kesin teşhisin ilk adımıdır. Şüpheli durumlarda kesin tanı için kalp MR görüntülenmesi gerekir. Genetik ve metabolik kan testleriyle hastalığın nedenleri, ailesel özelliği araştırılır. Efor testi,eforlu ekokardiyografiyle kalbin fonksiyonel durumu öğrenilir. Koroner damarlarla ilgili bir sorundan şüphe duyuluyorsa anjiyografi veya koroner bilgisayarlı tomografi gerekli olabilir. Kalp ritim problemlerini aydınlatmak İçin Holter ve efor testi yaptırmak gerekir.Kardiyomiyopatl olan ailelerde fetal ekokardiyografi İle özellikle hipertroflk ve dilate kardiyomiyopati teşhisleri mümkündür. Bu hastalıklarda amniyosentez yapılarak tanıamaçlı genetik testler önerilir.
    Tedaviyle kontrol altına alınmamış diyabetik annelerin bebeklerinde, geçici olarak kalp duvarlarında kalınlaşma saptanabilir. Bu kalınlaşma doğumdan sonra kendiliğinden çözülür.

    Kardiyomiyopati tedavileri nelerdir?
    Kalp doktoru kesin teşhisle birlikte risk analizi yapar. Buna göre hasta için neyin doğru olduğunu ve yapılması gereken tedaviyi belirler. Kesin reçete yoktur.
    • ilaç tedavisi, hastaların kalp fonksiyonlarının kontrolü, pıhtı oluşumunun engellenmesi, ritim düzensizliği için kullanılır.
    • Kalp pili, kalp ritmi senkronizasyon tedavisi ve kalp içi otomatik defibrilatör, ağır ritim bozukluklarında girişimsel veya cerrahi olarak konulur.
    • Sol karıncık çıkış yolunda tıkanıklık (darlık) yapan hipertroflk kardiyomiyopatilerde tıkanıklık yapan kasın ameliyatla ortadan kaldırılması gerekebilir.
    • Yapay mekanik kalp tedavisi, ilaç tedavisine dirençli durumlarda ve kalp naklinin kaçınılmaz olduğu durumlarda gerekebilir.
    • Kalp nakli, bu tedavilerin yeterli olmadığı durumlarda gereklidir.

    Kardiyomiyopati tipleri

    Dilate kardiyomiyopati
    Kalp kası hücrelerinin yapısını oluşturan proteinlerin yapısında bozulma nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Kalp kası incelir, özellikle sol karıncık boşluğu genişler, kalp fonksiyonları bozulur, kasılma gücü azalır ve kalp yetmezliği oluşur. Bu nedenle akciğer, ayak bilekleri, karın ve vücudun diğer organlarında sıvı birikmesi (ödem) oluşabilir. Efor kapasitesi sınırlanmıştır. Çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı ortaya çıkabilir. Kronik durumlarda kalp vücuda yeterince kan pompalayamadığından çocuklarda büyüme, gelişme gerilikleri de görülebilir. Hastalık yüzde 40-60 oranında kalıtımsal olarak bir veya daha fazla gende meydana gelen bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Hasta bireyin çocuklarına hastalığı aktarma ihtimali yüzde 50 civarındadır.

    Dilate kardiyomiyopati, kalp kasını tutan infeksiyonlar, miyokardit, kontrolsüz yüksek kan basıncı, kalp kapaklarının bozuklukları, kalp ritim bozuklukları gibi sebeplerden de kaynaklanabilir.Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Hastaların özellikle yaşam biçimini değiştirmeleri, küçük yaşlardan itibaren efor gerektiren her türlü aktlvlteden, sportif faaliyetlerden uzak durmaları, tuzsuz diyet alışkanlığı oluşturmaları önerilir. Aşırı kilo alımı veya bunun tam tersi aşırı kilo verilmesi önerilmemektedir.
    Çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, hızlı nefes alma gibi durumlar acil durumlar olarak bilinmelidir. Bu durumlarda hemen doktora gidilmelidir. Özellikle çocuklar durumlarını tam ifade edemeyebilir. Bu nedenle düzenli nabız sayısı ve kan basıncını ölçme alışkanlığı oluşmalıdır. Bunun için çocuğun kol çapına uygun otomatik kan basıncı ölçen cihazlar faydalı olabilir.

    Genellikle kalp yetmezliğini kontrol altında tutmak için ilaç tedavileri uygulanır. Bazı hastalarda hayatı tehdit edici kalp ritim bozukluğu, kalp içinde pıhtı oluşması ve bazı damarlara kan pıhtısı atması gibi ani durumlar olabilir. Bu nedenle pıhtı önleyici tedavi, kalp ritim tedavisi, gerekirse kalp pili veya kalp içi otomatik defibrilatör (otomatik şok cihazı) takılması gerekebilir. Bu tedaviler yeterli olmadığında ve hastalığın ilerleyen zamanlarında yapay kalp takılması veya kalp nakli gibi tedaviler gerekebilir.

    Hipertrofik kardiyomiyopati
    Kalp kaslarının kalınlaşmasıyla seyreden kalıtımsal bir kalp kası hastalığıdır. Ailesel geçişi olan bir veya daha fazla gende meydana gelen bozukluktan kaynaklanan genetik bir hastalıktır. Hasta birinin çocuğunda, bu kalıtımsal hastalığın görülme ihtimali yüzde 50’dir. Hipertrofik kardiyomiyopatide, miyokardiyum yani kalbin kas tabakası kalınlaşmış, sertleşmiş, bu nedenle kalbin vücuda kan pompalaması güçleşmiştir. Kalp kasının kalınlığı ve kalbin ne kadar etkilendiği kişiye göre değişmektedir. Sol karıncığın kanı aortaya pompaladığı yolda kas kalınlaşması nedeniyle darlık oluşabilir.

    Çocuklarda hastalık gizli ilerler. Bu hastalıkla birlikte kalp ritim bozuklukları, kalp ritminde blok gelişmesi, kalpte infeksiyon gibi durumlar gelişebilir. Hipertrofik kardiyomiyopatinin kesin tedavisi yoktur. Ancak yukarıda belirtildiği gibi, belirtileri kontrol etmek ve komplikasyonları önlemek için tedaviler mevcuttur. Tedavi kalbin ne kadar etkilendiğine ve hangi belirtilere sahip olduğuna göre değişecektir. Yukarıdaki tedavilerden özellikle ritim bozuklukları ön planda olduğundan elektrofizyolojik
    çalışma, kalp pili ve kalp içi otomatik defibrilatör (otomatik şok cihazı) takılması gerekebilir. Ayrıca sol karıncık çıkış yolunda darlık gelişen hastalarda, cerrahi olarak darlık oluşturan kısmın alınması gerekli olabilir. Adolesan yaşa gelen çocuklarda ve erişkin hastalarda darlık oluşturan bölgedeki kalp kasını küçültmeye yönelik kateterle girişimsel tedavi yapılabilir.

    Aritmojenik sağ ventrikül displazisi
    Kalbin sağ karıncığındaki kalp kasının bozukluğu ve kalpte ritim bozuklukları oluşturmasıyla karakterize, çok nadir görülen bir hastalıktır. Kalıtımsal yani aileden geçen bir hastalıktır. Bir veya daha fazla gende meydana gelen bozukluklardan kaynaklanmaktadır.Kalp kasının hücreleri proteinler tarafından bir arada tutulur. Aritmojenik sağ ventrikül displazisinde bu proteinler tam olarak oluşamaz ve kalp kası hücrelerini bir arada tutamaz. Kas hücreleri ayrık hale gelir ve bu hasarı düzeltmek amacıyla kas tabakası içinde yağ katmanları birikir. Hastalık gizli olarak başlar. Zamanla kalp kasında yukarıda belirtilen değişiklikler oluşur, sağ karıncığın duvarlarında incelme ve gerilme meydana
    gelir. Bu değişiklikler kalbin pompa faaliyetini etkiler ve anormal kalp ritimlerine sebep olur. Önce sağ karıncık yetmezliği gelişir ve pompa işlevinde yetersizlik başlar. Son dönemde ise sol karıncık da etkilenir, ileri derecede kalp yetmezliği gelişir.

    Aritmojenik sağ ventrikül displazisi genellikle ilerleyicidir. Özellikle anormal kalp ritmine sebep olabilir, çünkü kalbin normal elektrik uyarıları, hasar görmüş yaralı kas hücrelerinden geçerken kesintiye uğrar. Bunun gerçekleşmesi yıllar alır. Bu yüzden birçok hasta, hayatının ileri dönemlerine kadar tanı almayabilir. Klasik yöntemlerle, ekokardiyografi ve EKG ile tanı koymak zordur. Hastalığın dönemlerine göre bulgular değişir. Bu nedenle kalp MR görüntüleme, elektroflzyolojik çalışma gibi ileri tetkikler gerekebilir. Bu tetkikler İlk başta normal de olsa hastalık ilerleyici bir özellik gösterdiğinden daha ileride tablo belirgin hale gelebilir. Hastalar mutlaka kalp doktorunun kontrolünde olmalıdır. Tetkiklerin tekrarlanması gerekebilir.

    Takotsubo kardiyomiyopatisi
    Takotsubo kardiyomiyopatisi çok nadir, kalp kasının aniden güçsüzleştiği geçici bir durumdur. Kalbin odacıklarından biri olan sol karıncık şekil değiştirir. Bu durum, çok yoğun duygusal veya fiziksel strese bağlı oluşur. Kalp krizine benzer göğüs ağrısı ve nefes darlığı gelişir. EKG ve kan tetkiklerinde kalp krizi bulguları olabilir, ancak anjiyografide koroner damarlar normaldir. Ekokardlyografide sol karıncıkta şekil değişikliği tanıyı doğrulayacaktır.

    Restriktif kardiyomiyopati
    Kalp kası ileri derecede sertleşmiş, gevşeme fonksiyonları azalmıştır, bu nedenle kalp kulakçıklara gelen kanı alıp pompalayamaz. Kalp kulakçıkları ileri derecede genişlemiştir. Kalp kapaklarında değişik derecelerde yetersizlik gelişir. Hastalık İleri derecede risklidir. Ağır kalp yetmezliği gelişir. Ekokardiyografi ve kalp MR tetkikleriyle tanı konulabilir, ilaç tedavileriyle kalp yetmezliği bulguları hafifletilmeye çalışılır, ilaç tedavisinin yeterli olmadığı ileri aşamalarda yapay kalp veya kalp nakli gerekli olabilir.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Vitaminlerin Özellikleri
    By Alper Koç in forum Genel Konular
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.12.18, 14:28
  2. Gluten İntoleransı Belirtileri, Teşhisi Ve Tedavisi
    By gokhan in forum Gluten İntoleransı
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 23.10.18, 09:35
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.03.17, 14:25
  4. Romatoid Artritin Teşhisi Ve Tedavisi Nasıl Olur?
    By Gigi in forum Romatoid Artrit
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.06.16, 12:49
  5. Diyabetin Teşhisi ve Testleri
    By DoktorMZ in forum Diyabet ve Hormon Problemleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.12.15, 21:44
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.