+ Yorum / Mesaj Ekle
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Multipl Skleroz ve Tedavi Çeşitleri

  1. Multipl Skleroz ve Tedavi Çeşitleri

    Sinir sisteminin bir hastalığı olan MS, kadınlarda daha sık görülen, genellikle genç erişkin dönemde yani 20-40 yaşları arasında belirti veren ancak çocuklar ve daha ileri yaştaki kişileri de etkileyebilen, ataklar veya ilerleyici belirtilerin görüldüğü, merkezi sinir sisteminin beyaz cevherini birden fazla yerde etkileyebilen kronik bir hastalıktır.

    MS, başlıca ak maddede olmak üzere beyinde pek çok yeri, ayrıca omurilik ve göz sinirini tutan, enflamatuvar ve demiyelizan yani başlıca sinir hücresinin uzantılarını sararak koruyan ve uyarı iletiminde rol oynayan miyelin kılıfının yıkımıyla belirgindir. MS’te bağışıklık sistemimizin kendi vücut yapılarımıza dokulara karşı reaksiyon gösterdiği ve sonrasında sinir sistemi hücrelerinde harap olma bilinmektedir.
    İsim:  ms1.jpg
Görüntüleme: 4
Büyüklük:  46.8 KB (Kilobyte)

    MS, merkezi sinir sisteminin farklı alanlarına ait işlev kaybına ve çok çeşitli klinik tablolara yol açabilen bir hastalıktır. Görmeyle ilgili belirtiler; göz sinirin tutulumuna bağlı görme kaybından, beyin sapı tutulumuna bağlı bakış felçlerine kadar değişen şekillerde karşımıza çıkabilmektedir. Kollar veya bacaklarda kuvvet kaybı, kaslarda aşırı kasılma (spastisite), kollar veya bacaklarda uyuşma-karıncalanma-yanma, baş dönmesi, dengesizlik, patolojik yorgunluk, bilişsel işlev bozuklukları, duygulanım bozuklukları, mesane, bağırsak ve cinsel işlev bozuklukları hastalıkta görülen belirtilerden bazılarıdır.

    Belirtiler, istemsiz göz hareketleri, çift görme, ayaklarda uyuşma, güç kaybı, ellerde titreme, yüzde ağrı, baş dönmesi, dengesizlik şeklinde özetlenebilir. MS’in nedeni ve hastalığın gelişim süreci tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, enfeksiyon ve çeşitli çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimlerinin sorumlu olabileceği ileri sürülmektedir.
    İsim:  ms2.jpg
Görüntüleme: 4
Büyüklük:  66.1 KB (Kilobyte)

    Klinik tablodaki çeşitlilik hastalığın seyrinde de göze çarpmaktadır. Akut kötüleşmeler ve iyileşmeler ve/veya nörolojik bulguların yavaş ilerlemesi veya kendiliğinden düzelmeler olabilmektedir. MS’in seyri hastadan hastaya ve aynı hastanın kendi klinik seyri içinde de farklılıklar gösterebilmektedir. MS temelde klinik bir tanıdır. Tanı, belirti ve bulgularla hastalığın klinik seyri dikkate alınarak konulmaktadır. Beyin ve omurilik görüntülemeleri (MRG), nörofizyolojik testler ve beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesi tanıya ulaşmada önemli katkılar sağlar. Ancak kesin tanı koydurtacak bir laboratuvar bulgusu yoktur.

    Tanı Kriterleri
    1. Olgunun beyinde en az iki bölgeyi etkilemiş ve en az iki veya daha fazla belgelenmiş atak olmalıdır.
    2. Bu bulgulara yol açacak diğer nedenler dışlanmış olmalıdır.
    3. Atak diyebilmek için nörolojik belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi, iki ayrı atak için ataklar arasındaki sürenin bir aydan uzun olması gerekir.
    4. Altı ay veya daha uzun süreden beri atak olmaksızın yavaş ilerleyici tablo gösteren hastada tanıyı desteklemek için BOS’ta IgG indeksi ve oligoklonal bant oluşumunu ve görsel uyarılmış potansiyellerin değerlendirilmeleri gerekir.

    MS tanısında manyetik rezonans görüntüleme (MRG)
    MS tanısı için beyinde en az dokuz adet ak madde lezyonu bulunması gerekir. Eğer lezyonlar daha az sayıdaysa en az bir lezyonun çekim sırasında ilaç verildiğinde boyanması (kontrast tutması), en az üç tanesinin beyin orta boşlukları yani ventrikülle- rin çevresinde (periventriküler) bulunması, en az birinin beyincik, beyin sapı veya omurilikte olması, en az birinin de akmadde-gri madde bileşkesinde olması tanıyı desteklemektedir.

    MS tanısında beyin omurilik sıvısı
    Günümüzde ileri görüntü yöntemlerinin MS tanısında önemli bir yer almasıyla beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemelerine daha az ihtiyaç duyulmaktadır. BOS, tanıya yardımcı yöntemlerden biridir. BOS, beynimizin içinde bulunduğu su kesesi olup belin alt kısmına doğru uzanır. Belden su alma (lomberponksiyon) işleminin amacı MS tanısının doğrulanması ve diğer tanı olasılıklarının dışlanmasıdır. BOS incelemesi beynin kimyasal durumu hakkında çok değerli bilgiler sunar.

    Özellikle aktif iltihabi süreçleri göstermede, şiddetini ortaya koymada değerli bir incelemedir. MS’te çok şiddetli bir iltihabi reaksiyon beklenmez, iltihabi sürecin yoğun ve şiddetli olması MS dışındaki hastalıkların araştırılmasını gerektirir. MS hastalarında BOS’ta bulunan ama kanda eş zamanlı bulunmayan bazı protein yoğunlaşmaları (oligoklonal bant) bulunur. MS’te beyin ve omurilikte bağışıklık sistemini koruyan bir protein olan immünglobulin sentezi artar. Hastalık sırasında klinikte özel bir formülle hesaplanan immünglobulin G indeksinde artma saptanır.

    Tedavi
    Bugün için MS’te tam olarak koruma veya iyileşme sağlayan bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Fakat kullanılan birçok tedavi, atakla ortaya çıkan belirtilerin hızla düzelmesini veya hafifletilmesini, atak sıklığını azaltmayı, sonuç olarak kalıcı nörolojik bulguların ve özürlülüğün önlenmesini sağlar. Bunun yanı sıra MS’irı doğal seyrini değiştiren tedavilerde mevcut olup bu yönde yeni tedaviler ve iyileşmeyi hızlandırmayı amaçlayan birçok ilaç araştırma aşamasındadır.

    1. Atakların tedavisi: kortikosteroitler (kortizon), ataklarla ortaya çıkan nörolojik belirtilerin tedavisi için en sık kullanılan ilaçlardır. En sık uygulama şekli damar yoluyla yüksek doz, ardışık veya aralıklı uygulamadır. Bu tedaviyle ataklarda genellikle tam veya tama yakın düzelme gözlenir. Kortikosteroide yanıt vermeyen hastalarda, plazma filtrasyonuyla kandaki bazı antikorların dolaşımdan uzaklaştırılması ilkesine dayanan plazma değişimi (plazmaferez) alternatif bir tedavi biçimidir.

    2. Doğal seyri değiştirmeye yönelik tedaviler (koruyucu tedaviler): Bu tedavilerin ana hedefi atakların sıklık ve şiddetinin azaltılması, kronik ilerleyici döneme girişi önleme, özürlülüğün gelişmesini veya ilerlemesini durdurmaktır. Bu amaçla interferon beta (1a ve 1b) grubu ilaçlar ve glatiramer asetat kullanılmaktadır. Bu ilaçların uzun vadeli güvenlik verileri çok iyi bulunmuştur. Bu ilaçların hastaların %30-40’ında atakları tamamen önlediği, %30 hastada atak sıklığı ve şiddetini azalttığı saptanmıştır. Bu tedavilerin etki göstermediği hastalar olabilmektedir. Bu durumda ikinci basamak tedaviler uygulanabilmektedir.

    3. İkinci basamak tedaviler: Bu amaçla ülkemizde ikinci basa-mak tedavide natalizumab, fingolimod, bazı kemoterapide kullanılan ilaçlar (Endoksan, Mitoxantron) gibi ilaçlar kullanılmaktadır.


    4. Semptomatik tedavi: Hastalığın seyri sırasında ortaya çıkan spastisite, nöropatik ağrı, yürüme güçlüğü, yorgunluk, depresyon, titreme, mesane işlev bozukluklarıyla ilgili ilaçlar ve ilaç dışı yaklaşımlar gibi hastalığın ikincil belirtilerinin tedavisini kapsar.

    5. Rehabilitasyon: Fizyoterapi, MS hastalarında son derece önemli tedavi seçeneklerinden biridir. İlaç tedavisinin yanı sıra her hastanın özelinde egzersizlerin belirlenmesi ve bu egzersizlerin düzenli olarak yapılmasının sağlanması gerekir. MS’te pek çok yeni ilaç molekülünün yanı sıra kök hücre tedavileri de yoğun olarak araştırılmaktadır. MS hastalarında yerleşmiş kalıcı özürlülüğü gidermede ve nörolojik işlevleri geri kazanmada umut ışığı olabilecek bu tedavi şekli hâlen deneme aşamasında bir tedavidir.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Şizofreni Çeşitleri Ve Tedavisi
    By DoktorMZ in forum Psikozlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.08.18, 12:52
  2. Cinsel Yönelim Çeşitleri
    By gokhan in forum Doğum Kontrolu ve Cinsel Sağlık
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 04.08.18, 10:20
  3. Kabızlık Sebepleri ve Çeşitleri
    By DrNilay in forum Kabızlık
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11.04.18, 23:27
  4. Diş Protezi Çeşitleri
    By gokhan in forum Kron - Köprü Protezler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.02.17, 10:13
  5. Şizofreni Çeşitleri
    By gokhan in forum Psikozlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.05.16, 10:30
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.