"Gözyaşları duyguların dışarı atılmasını sağlar. Sebebi ister mutluluk ya da sevgi, ister korku ya da hayal kırıklığı olsun; ağlamak beni çok güçlü duygu ve düşüncelerin erozyonundan kurtarır. Hayatımın bir döneminde korkunç ve tahammül edilmez bir sahneye şahit olup hiçbir detayı kaçırmamak için kendimi bu sahneye bakmaya zorlamış ve bu yüzden ağlamış olabilirim. Hissettiklerimle iletişim kuramadığımı düşündüğüm için de ağlayabilirim: İnsanlar beni yok sayar, kendimi görünmez gibi hissederim. İç dünyamla temasım çok kısıtlıdır. Kaybetme korkusuyla, insanlara veya olaylara bağımlı hale gelirim. Kırılgan- laştığımı hisseder ve endişelenmeye başlarım çünkü kendime olan güvenim çok azdır. Bu bağımlılık halinde yaşamaya devam ederim. Gözyaşlarını üzüntü ve hayal kırıklığını boşaltmaya yarar.

Dolayısıyla baskı azaltıcı ve toksin atıcı etkisi vardır. Gözyaşlarımı aynı zamanda insanların ilgisini çekmek ve sempatisini kazanmak için de kullanabilirim. Bu son derece faydasız bir yöntemdir çünkü sahip olduğum tüm iyi nitelikleri ortaya koyduğumda da aynı ilgiyi görebilirim. Sürekli mücadele halinde olduğumu düşünür ve kendimi çok bitkin hissederim. Yaşadıklarımın ağır olduğuna inandığım için hayatımı sürekli ağlamaya hazır halde sürdürürüm. Yardıma ihtiyaç duyarım ama yardım isteyemem.

Ağlamak bazen karşımdaki insana benden güçlü olduğunu, beni kolayca “yıkabileceğini” ve üzerimde belli bir güç sahibi olabileceğini hissettirebilir. Dolayısıyla ağladığımda zayıf görünmekten korkarım ve kendimi durdururum. Tıkanmış gözyaşı kanalları kendimi özgürce ifade etmemek için bir direnç halinde olduğum anlamına gelir; bu direnç “ağlamak bebeklere özgüdür” inancından kaynaklanabilir. Geçmiş bir olayda gözyaşı dökerek acı çektiğimi göstermek istememiş ve gözyaşı kanallarımı tıkamış olabilirim. Bir bebeğingözyaşı kanalları iltihaplandığında bebek dokunulmaya karşı savunmasız hale gelir. İncinmekten ve yara almaktan korkar. Gözyaşlarını gözümden akarken görüşümü bulanıklaştırır ve bazı şeyleri görmeme engel olur, böylece bir şeyleri görmeme korkusu gerçeğe dönüşür.

Kendimi serbest bırakmayı kabul ediyorum. Bunu kabul etmek İV rahatsız edici duygulardan ve biriken toksinlerden kurtulmamı sağlayacak. Dolayısıyla beraberinde iyileşme ve yenilenme getirecek. Kendime saygı duymayı ve neşe içinde yaşamayı kabul ediyorum.
"

Bu yazıda bulunan olumlamalar sadece bilgi amaçlıdır. Jacques Martel'in "The Complete Dictionary of Ailments and Diseases" adlı kitabından alınmıştır. Jacques Martel hastalık ve rahatsızlıkların metafiziksel, mental tedavisi yaklaşımını benimsemiştir. Jacques Martel sezgisel olarak bazı duygu ve hastalıklar arasında bir bağlantı olduğunu ve bunların keşfedilebileceğine inanmaktadır. Umarım faydalı olur.