+ Yorum / Mesaj Ekle
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Ağız Rahatsızlıkları İçin Alternatif Metafizik Tedavi

  1. Ağız Rahatsızlıkları İçin Alternatif Metafizik Tedavi

    "Ağız hayata açıklığı temsil eder ve meme emerek anneyle iletişim kurmayı mümkün kılar. Hassas ve seçici bir duyu organıdır. Ağız yiyeceklerin, havanın ve suyun vücudumuza giriş kapısıdır. Ağzım sayesinde konuşurum (dudaklar, dil, ses telleri), iletişim kurarım, duygu ve düşüncelerimi ifade ederim. Ağzım iç benliğim ile etrafımdaki dünya (gerçeklik) arasında bir çeşit köprü görevi görür. Mahremiyetimi ve yaşamsal alanımı simgeler. Ağzım kişiliğimin, zevklerimin, isteklerimin, beklentilerimin, karakter özelliklerimin ve hayatta olma keyfinin sembolüdür. Yeni olan her şeye, duygulara, fikirlere ve izlenimlere açık olmamı sağlar. Dolayısıyla iki yollu bir geçit gibidir; zira deneyimlediğim zorlukların da temelde iç ve dış olmak üzere iki boyutu vardır. Bu noktada yiyecekleri nasıl çiğnediğimin varoluş şeklimi yansıttığını da not etmekte fayda var.

    Eğer yiyecekleri çiğnemeden “yutuyorsam”, bu çoğu zaman fevri olduğum ve detayları çok önemsemediğim anlamına gelir. Tam tersine eğer yiyecekleri durmaksızın çiğniyorsam, bu mükemmeliyetçi olduğumu ve küçük detaylar üzerinde çok fazla oyalandığımı gösterir. Hayatımdaki olaylar üzerindeki kontrolü bu şekilde sağlayabileceğimi düşünürüm. Geçmiş üzerine çok fazla kafa yorup hayatı binbir parçaya bölerek yaşamaktan zevk alamaz hale gelirim. Eğer yiyecekleri ağzıma büyük parçalar halinde atıyorsam bu, “hayatta aceleyle yol aldığımı” ve omuzlarımda çok fazla sorumluluk taşıdığımı gösterir. Genelde aynı anda birden fazla iş üzerinde çalışıyor olurum. Eğer yiyecekleri ağzıma çok küçük parçalar halinde atıyorsam, acele etme ve zor bulduğum yeni görevleri üstlenme korkusuyla kendimi bastırıyor olabilirim. Yavaşça yemek yerken yediklerimin tadını almayı kabul ediyorum, böylece hayatın ve zevklerinin tadını daha iyi çıkarabiliyorum.

    Ağız sindirim sisteminin ve solunum yollarının kapısıdır. Fiziksel (su, yiyecek, hava), duygusal ve duyusal (umutlar, istekler, tatlar, zevkler, ihtiyaçlar vs.) varlığım için gerekli olan her şeyi bu kapıdan kabul ederimi*. Dolayısıyla ağız rahatsızlıkları zihinsel bir darlık yaşadığımı, sert fikir ve düşüncelerimin olduğunu, yeni olanı (düşünceler, fikirler, hisler, duygular) almakta ve yutmakta zorluk çektiğimi gösterir. “Yutamadığım” bir durum söz konusudur; bunlar genelde beni üzen veya yaralayan kelimeler ya da duymak istediğim ama söylenmemiş kalan sözlerdir.

    Anne babam arasındaki ilişkinin eşitsizliği ve uyumsuzluğu beni rahatsız eder. Bu sebeple buna bir yanıt veya karşılık vermek isterim ama mevcut durum içinde kendimi rahatsız hissettiğimden ya da fırsat bulamadığımdan bunu yapamam. Dolayısıyla da söyleyeceklerim arasında sıkışıp kalırım. Farklı beklentiler içindeyken diğer insanlardan incitici hareketler görmek veya sözler duymak ve beklentilerimin boşuna çıkması ağzımla ilgili rahatsızlıklar yaşamama sebep olabilir. Ben (söylediklerim) ve çevrem (insanların söylediklerimi ne şekilde aldığı) arasında bir yüzleşme söz konusudur. Bir şeyi yaşarken insanların sevgisini kaybetme riskini göze alıp bazı şeyleri söylemeye mi yoksa kendime olduğum gibi saygı duyup dünyanın geri kalanına bunu göstermeye mi cesaretim var?

    Nasıl iletişim kurulduğunu bilmediğim için yanlış anlaşıldığımı hissedebilirim. Vücudum bana ağzımla sağlıksız fikirler aktardığıma, kendime ve diğer insanlara yönelik tavrımı değiştirmem gerektiğine dair mesaj gönderir. Buna en tipik örnek ağızda çıkan şankr ya da oral ülserdir (herpes). Bunlar genelde yoğun gerginlikte bir dönem ya da bir hastalık dolayısıyla yaşanan stres ya da travmayı takiben ortaya çıkar. Bu bana gündelik gerçeğimi ele alma şeklimde mutsuz veya sinirli bir tavır içinde olduğumu gösterir. Ya bana söylenen bir kelimeyle ya da söylemem gereken bir sözle ilgili öfke yaşarım. Bir kişi ya da bir durum ağzımda beni hâlâ etkileyen bir tat bırakmış olabilir. Afallarım ve nasıl tepki göstereceğimi bilemem. Kendimi sıkışmış, bir olayın içinde mahsur kalmış gibi hissedebilirim. Tatsız bir olay üzerine çok fazla kafa yormuş olabilirim ya da beni mutsuz etme riski taşısa da söyleyeceklerimi söyleyerek tüm özgürlüğümü yeniden kazanma ihtiyacı duyabilirim çünkü kendimi dört bir yandan istilaya uğramış gibi hissederim. Ayrıca sevgiye, şefkate, bilgiye, manevi duygulara veya özgürlüğe “aç” olabilirim.

    Eğer ihtiyacım olan şeyin ulaşılamaz ve gerçek dışı olduğunu hissedersem, açlık çeken ağzım bu açlık duygusuna yönelik tepki gösterecektir. Eğer ağzımın kenarları çatlamışsa bu, içsel bir mücadele içinde olduğumu gösterir: Başkaları tarafından koruma ve güvence altına alınmak mı yoksa hayatın içinde yer bulup kendi otoriteme, yani iç sesime kulak vermek mi? Anlaşmazlıklarımı ortaya koymaya cesaret edemediğim için kendimi bıkkın, gergin ve agresif hissedebilirim. Eğer ağzım kuruysa, endişeyi hayatıma buyur ederim ve gerçeklikten kaçmayı tercih ederim.

    Vücudumla ve duygularımla bağlantısız yaşarım. Kuru bir ağız tatsız bulduğum şeyleri yutmamın önüne geçer. Hayatımdaki pek çok şey bende tiksinti ve nefret duygusu uyandırır; kendimi keyif kavramından tamamen koparırım. Ağız ile ilgili sıkıntılardan biri olan paslı dil günlük hayat dinamiğimin yaşama sevincimi ve yeni projelere başlama hazzımı bastırdığının bir işaretidir. Temporomandibuler eklem (çene eklemi) ile ilgili bir rahatsızlık (çatırdama sesi gibi) başkalarıyla, özellikle de otorite sahibi olanlarla ters düşme korkuma ışık tutar. Yüzleşmelerden kaçınırım ve korkularımı bastırmayı tercih ederim. Eğer yanağımın kenarını ısırıyorsam, utandığım bir şeyden kurtulmaya çalışıyorum demektir.

    Uyuşmuş bir halde ya da incitilme korkusuyla yaşamaktansa elverişli çözümler bulabilmek için her durumda iç gücüme ve kapasiteme güvenmeyi kabul ediyorum. Bugünden itibaren hayattaki yerimi alıyor, uyum içinde olduğu sürece yeni olan ve yeni başlayan her şeye açık kalıyorum. Hayatı dolu dolu yaşıyorum. Hassasiyetimi ve nezaketimi kabul ediyor, kendimi güven içinde ifade ediyorum."

    Bu yazıda bulunan olumlamalar sadece bilgi amaçlıdır. Jacques Martel'in "The Complete Dictionary of Ailments and Diseases" adlı kitabından alınmıştır. Jacques Martel hastalık ve rahatsızlıkların metafiziksel tedavisi yaklaşımını benimsemiştir. Jacques Martel sezgisel olarak bazı duygu ve hastalıklar arasında bir bağlantı olduğunu ve bunların keşfedilebileceğine inanmaktadır. Umarım faydalı olur.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Ağız Rahatsızlıkları İçin Alternatif Metafizik Tedavi
    By Toksi in forum Ağız ve Diş Sağlığı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-18, 13:59
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-18, 13:40
  3. Agresiflik İçin Alternatif Metafizik Tedavi
    By gokhan in forum Ruh Sağlığı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-18, 13:31
  4. Agorafobi İçin Alternatif Tedavi
    By Toksi in forum Ruh Sağlığı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-18, 13:10
  5. Agnozi İçin Alternatif Tedavi
    By Toksi in forum Kulak, Burun, Boğaz
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-19-18, 12:58
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.