+ Yorum / Mesaj Ekle
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Çocuklar Neden Yalan Söyler?

  1. Çocuklar Neden Yalan Söyler?

    Tüm aileler yalandan nefret eder. Defalarca çocuğumuzu tembihler, bunun çok kötü bir şey olduğunu devamlı söyleriz. Öncelikle yalan söyleyen çocuğun yaşına bakılır, şayet beş yaşın altında ise yalan söylemesinin hedefi mutlaka aldatmak değildir. Yeteri kadar sevgi alamayan ve gördüğü sevgiden emin olmayan çocuk, dikkatleri kendi üzerine çekmek için yalan söyleyebilir. Bunun için çocuğunuza doğru söyleme alışkanlığı kazandırmaya çalışmaktan çok, onun neden yalana başvurduğunu anlamak şarttır.

    Sıklıkla yalan söyleyen çocukların ailelerinden lüzumlu eğitimi almadıkları, huzurlu ve sağlıklı bir aile ortamında yetişmedikleri bilinir. Örneğin evde çocuk telefona baktığında ve arayan kişi aile bireylerini sorduğunda “evde yok de!” denirse ve iki kere çocuğunuza “evde yok!” dedirtmişseniz, ondan sonra “oğlum sen niye yalan söylüyorsun?” diye kızmanız çok anlamlı değil. Çocuğuna “sigara içme” deyip, sigara içen babalara ne demeli peki... Burada inandırıcılık kayboluyor. O zaman büyükler olarak kendi davranışlarımızda tutarlı olmamız gerekir ki karşımızdakine bir şey söylediğimizde etkisini göstersin.

    Çocukların Yalan Söylemesinin Nedenleri
    1. Güvensizlik duygusu: Sevildiğini veya kendisine değer verildiğini hissetmeyen çocuk, kimi hikâyeler uydurarak dikkat çekmek ya da güven kazanmak ister. Beş yaşma kadar çocuklarda ben- merkezci (egosantrik) bir kişilik hâkimdir. Eşyaya ve olaylara kendi gözleriyle bakarlar. Altı yaşındaki çocuklarda yalan bir davranış sorunu olarak değerlendirilebilir. Şayet buna tembellik, tırnak yemek, kekemelik gibi davranışlar da dâhilse durum kısmen daha önemli anlamına gelmektedir. Çocuklarda bilinen bu tür davranış sorunu fark edilmez ya da ciddiye alınmazsa zaman içinde içinden çıkılamayacak daha ağır deformasyonlar görülebilir.

    2. Sorulardan kurtulmak için: Çocuklar, şayet yanlış yaptıkları davranışı kanıtlayacak birisi olmazsa, cezadan kurtulabileceklerini düşünür. Mesala elinde devamlı makasla dolaştığı halde şayet onu gören olmazsa, suçlayan da olmayacağını düşünür.

    3. Onunla gurur duyulmasını ister: Mesala çocuğunuz, okulda yapılan müsabakada, birinci olduğunda çok seviniyor ve bunu bir kutlama durumuna çeviriyorsanız, bir daha ki sefere kazanamadığında dahi sırf sizi mutlu etmek adına yalan söyleyebilir.

    4. İlgi çekmek için: Çocuklar kimi zaman yalnızca ilgi çekmek için abartılmış hikâyeler anlatırlar. Mesala gitar çalmayı bilmediği halde bütün arkadaşlarına bildiğini söyleyebilir. İlgi çekmekten keyif aldığı sürece, yalanma devam etmesi muhtemeldir. Böyle bir durumla karşınıza çıkanda onunla kesinlikle konuşun. Gitar çalabildiği için değil, insanlara karşı nazik olduğu sürece ilgi ve sevgi göreceğini anlatın.

    5. Heyecan için yalan söyler: Çocuklar bazı zaman, yalnızca eğlence olsun diye yalan söyler. Okul çağındaki çocuklar kimi zaman yalan söylemekten gizli bir heyecan duyar. Bu çocukların hedefi kötü birisi olmak değil, yalnızca daha ne kadar ileri gidebileceklerini öğrenmek istemektir.

    6. Cezadan kurtulmak için yalan söyler: Dürüst ve doğru sözlü olduğundan ceza gören bir çocuk, cezadan kaçmak için yalan söyleyebilir. Cezalandırma dayaktan ibaret değildir. Dayak en kötü disiplin aracıdır ve eğitime pozitif bir katkısı olduğu söylenemez. Günah keçisi gibi sürekli suçlanan, kendisini savunmasına izin verilmeyen, başkalarıyla kıyaslanan çocuklar da diğer bir ifadeyle cezalandırılmış anlamına gelmektedir.

    Çocuğunuz Yalan Söylediğinde Nasıl Bir Yol İzlemelisiniz
    — Çocuklar anne-babayı taklit ederek büyürler. Çocuğun yalan söylemesini istemeyen anne-babalar kendileri iyi model olmalı, yalan söylememelidir.
    — Koyduğunuz kurallar çocuğun gücünü aşmamalı, bağımsızlık ve kişilik alanını daraltmamalıdır.
    — Çocuktan yapamayacağı şeyler istemeyin, yeteneğinin üzerinde beklentilere girmeyin, önüne aşamayacağı hedefler koymayın.
    — İyi bir dinleyici olun, çocuğun taleplerini, sıkıntılarını, kaygılarını ve endişelerini dile getirmesine imkan verin.
    — Öfkelenmeyin. Onun ilk yalanını yakaladığınızda çok şaşırmış ve hüsrana uğramış gibi davranın. Dehşete düşmüş gibi davranmak yerine, onun neden yalan söylediği ile ilgili nazikçe bir konuşma yapın. Bu davranışınız, sizin ondan doğru söylemesini beklediğinizi anlatır ve bir daha yalan söylememesini sağlayabilir.
    — Sorunlu davranışlarını ‘yalan söyleme’ davranışından ayırın. İlk önce yanlış davranışı ve bunun sonuçlarını bulun. Mesala çocuğunuz durup dururken sandalye kırdıysa ve bu hususta yalan söylüyorsa ilk önce sandalyeyi neden kırdığını anlamaya çalışın. Sonra yalan söyleme davranışına dönün. Çocuğunuz okula bir nedenden ötürü gitmek istemiyorsa hatta hasta olduğunu bahane ediyorsa, onunla konuşun. Ona “Ya herkes hasta olmadığını ve yalan söylediğini anlarsa? Ya bir gün gerçekten hasta olursan? Öğretmenin sana inanır mı?” gibi sorular sorun.
    — Tekrar sert olmaya başlamayın. Büyük ve sıkça söylenen yalanların daha önemli karşılıkları olmalıdır. Fakat çocuğunuz yalan söyledikçe, ona daha sert cezalar vermeyin. Daha sert cezalar verdiğinizde yalan söylemesinin azaldığını görebilirsiniz, ama bu mutlaka yanlış bir yoldur. Daha ağır ceza vermek yerine, sorunun üzerine gidin. Çocuğun neden ödevini yapmadığını ve bu hususta neden yalan söylediğini anlamaya çalışın. Onunla tartışın ve konuyu kendi yönünden görebilmesine yardım edin. Ancak, yalan söylemenin yanlış olduğu konusu ile ilgili hiçbir zaman ödün vermeyin.
    — Çocuğu yalan kapanma kıstırmaya çalışmayın: Onun kendinden küçük kardeşine vurduğunu gördüğünüzde “kardeşine vurdun mu?” diye sormayın. Cevabı büyük ihtimalle yalan olacaktır.
    — Çocuğunuz arkadaşları ile dışarı çıkmak için beyaz yalanlar uydurabilir. Böyle hallerde ona gerçeği söylediği takdirde izin verebileceğinizi, yalan söylemesine gerek olmadığını anlatın. Aileler kendileri yanılgı yaptıklarında da bunlara mazeret bulmamalıdır. Bunun yerine yalan söylemenin, hatalarla baş etmek için tek yol olmadığını anlatmaya çalışmalılar. 7-10 yaş grubu çocuklara sahip olan aileler, okul çağı dönemini onlara güven aşılayabilmek için kullanabilirler.
    — En iyi çocuklar dahi kimi zaman gerçeği abartabilir. Fakat şunu unutmayın ki, şayet çocuğunuzun bir problemi olduğunda, sizinle konuşabileceğini hissederse, yalan söylemeye gereksinim duymayacaktır.

    Pinokyo Çocukları Yalana Alıştırıyor
    En çok merak ettiğim insanların neden bu kadar yalan söyledikleri ve hiç çekinmeden kişilerin yüzüne baka baka yalana müracaat etmeleriydi. Bunu yalnızca bir nedene bağlamak olası değil kuşkusuz... Birçok sebebi olabilir ancak bunun çocukluktan başlayarak kazanılan bir davranış olduğunu bilmek şarttır. Önceleri çocuk takdir edilmek, ilgi ve şefkat beklentisi için yalan söyleyebilir. Cezadan kurtulmak ya da suçu saklamak, eleştiriden kaçmak, olduğu gibi değil de büyüklerin istediği gibi görünmek için yalan söyleyebilir. Kimi çocuklarda çocuksu düşmanlık, kıskançlık duygusu da yalan söyletebilir. Çocuğun yanlış ana-baba tutumlarına karşı tek silahı genellikle yalan söyleme olmakta; yalan davranış kalıbı huy durumuna gelmektedir.Ailenin alışkanlığı, arkadaş ilişkileri, masum (beyaz) yalanlar anlayışı, güç durumdan kurtulmak veya dayak yememek için söylendiği gibi, izlenen çizgi filmlerin ve okunan kitapların da tesiri olduğu aşikâr...

    Gerçekte çocuk hikâyelerinin birçok yönü aynıdır ve okunduğu zaman çocuğun yaşamında sürekli etkiler bırakır. O safhalarda etkilenilen periler, canavarlar, devler yani kahramanın isteklerini gerçekleştiren hayal ürünleridir aslında... Son birkaç yıldır Milli Eğitimin Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretimde okuma alışkanlığını kazandırmak için yayınladığı 100 beli başlı eser birçok yönden takdir edildiği gibi kimi problemleri da beraberin de taşımıyor değil...Bilhassa karnelerin dağıtılmasıyla oluşan neticeler benim açımdan farklı bir bakış açısı geliştirmeme neden oldu. Zira 100 Temel Eser içerisinde öğrencilerin en fazla tercih ettiği eser İtalyan yazar Carlo Collodi’nin çocuk romanı Pinokyo idi ve bu eser 287 bin 503 öğrenci tarafından okunmuştu.

    Ne kadar hoş diyebilir ve o kadar öğrencinin okumasını takdir edebilirsiniz ancak ben aksiyonun farklı bir yönü üzerinde durmaktayım. Pinokyo, küçük çocuğa dönüşen bir kukladır; ama bu kukla akıllı ve uslu bir çocuk olma niyetine rağmen, daha önceki yaramazlık, tembellik, umursamazlık ve muziplik alışkanlıklarını bırakamaz; bu alışkanlıklar onun başına olmadık işler açar. Pinokyo’nun her yalanından sonra burnu uzuyor ve başından geçen olaylar sonrasında bu yaptığının çok kötü olduğunu anlıyor ve yaşamı boyunca bir daha yalan söylemeyeceğine dair sevdiklerine söz veriyor. Çoğu çocuk belki de yalan söylemenin kötü bir şey olduğunu oradan öğrenmeye başlamıştır.

    Çocuklara mesaj ise açıktır; yalan söylerseniz burnunuz uzar, doğru söylerseniz burnunuza bir şey olmaz... Keşke yalan söyleyince hepimizin burnu uzasa ve hiç kimse bu görüntüyle dolaşamayacağı için yalan söylemese... Yalanın fonksiyonu yalnız bu kadar tesirsiz duruma getirilebilir. Zira bir çocuk düşünün ve bu çocuk yalan söylediği zaman burnunun uzayacağını düşünüyor. Bir süre sonra yalan söylediğinde ise burnunun uzamadığını görüyor; çocuk acaba ne düşünür... Demek ki yalan söylemenin bir sakıncası yok. Zira kötü bir şey olsaydı burnum uzardı. Uzamadığına göre yalan söyleyebilirim. Çok masumane bir bakış biçimi olabilir ancak ben öyle olduğu kanaatinde değilim.

    Okula gidiyorum diye evden çıkacaksınız, okula gitmeden parklarda dolaşacak ve arkadaşınızla devamlı okuldan kaçarak gezeceksiniz ve eve gittiğinizde de okula gittim diyeceksiniz. Nasıl olsa kontrol eden yok ve söylediğinize güvenen bir babanız ya da anneniz var... Olayı çok büyüttüğümü düşünebilir ve bu kadarına da pes diyebilirsiniz ancak ben çocuk eğitiminde önemli bir faktör olan kitaplar ve çizgi filmler hususunda da ne kadar hassas olmamız gerektiğini düşünüyorum.

    Bu kitapların bilhassa çocukların soyut görüşü kavramaya başladıkları ve gelişim çağları göz önünde bulundurulduğunda okunduğunu düşündüğümüzde aksiyonun çocuklarda ne kadar sürekli olduğunu görmemiz gerekiyor. Yoksa insanlar neden bu kadar rahat yalan söyleyebiliyorlar. Ders çalışmadığı halde bir öğrenci neden ders çalıştım der. Bir baba gel söz dövmeyeceğim dediği halde neden çocuğunu döver veya anne çocuğuna oyuncuk alacağına söz verdiği halde neden almaz. Evden her çıkışında seni seviyorum diyen bir koca neden eşini bir başkasıyla aldatır. Bu örnekleri çoğaltabiliriz ancak aksiyonun anlaşıldığı kanaatindeyim.

    Ne yazık ki bugün yalanın toplumları yıkan, insanlar arasındaki bağları koparan bir rahatsızlık olduğunu unutmaktayız. Maalesef biz anne ve babalar veya kısaca toplumun tüm fertleri, çocuklarımıza iyi örnekler olmaktan uzak davranmaktayız. Geleceğimizi düşünmek yerine bugünü kurtarmak peşindeyiz. Fakat nereye kadar? Sonuç olarak yalan yine bizim boynumuza dolanmakta ve etrafımızı bir virüs gibi kaplamaktadır. Kendi aleyhimize olsa da yalan söylemekten vazgeçelim. Zira yalan ruhî bir hastalıktır ve kişinin yalnızca kendisini alçaltır.


  2. Cevap: Çocuklar Neden Yalan Söyler?

    Genel olarak çocuklar büyüklere açıklayamadığı veya açıkladığı zaman sert tepki alacağını konularda daha çok yalan söylüyorlar. Bunu önlemek için onlara sert tepkiler yerine uyarılar yapmak daha doğru olacaktır.

  3. Cevap: Çocuklar Neden Yalan Söyler?

    Çocukların yalan söylemesinin en büyük sebebi aileden alacağı tepkiden kaçınmadır. Bunu önlemenin yolu küçük yaşlarda başlıyor. Çocuğu kızmak yerine uyarmak çok etkili olacaktır.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Çocuk Altını Neden Islatır? Altını Islatan Çocuklar İçin Neler Yapılır?
    By DrNilay in forum Böbrekler, İdrar Yolları, Cinsel Organlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-08-17, 14:30
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.