+ Yorum / Mesaj Ekle
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Kalp Çarpıntısı Neden Olur? Nasıl Tedavi Edilir?

  1. Kalp Çarpıntısı Neden Olur? Nasıl Tedavi Edilir?

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  kalp çarpıntısı.jpg
Görüntüleme: 28
Büyüklüğü:  17.0 KB (Kilobyte)
ID:	733

    Çarpıntı anında çekilen basit bir EKG hayatınızı değiştirebilir! Günlük pratiğimizde hemen en çok karşılaştığımız şikâyetlerden birisi çarpıntıdır. Hastalar neredeyse benzer şikâyetleri hissederler yalnız her duyumsanan çarpıntı aynı tür ve ciddiyette değildir. Kişiden kişiye hatta aynı kişide farklı dönemlerde farklı çarpıntı türleri ortaya çıkabilir. Çarpıntıları kalpteki kulakçıktan meydana gelen (supraventriküler) ve karıncıktan (ventriküler) meydana gelen olmakla birlikte ikiye ayırırız. Genel olarak kulakçıktan meydana gelen çarpıntılar iyi huylu yani hayatı tehdit etmez iken, karıncıktan meydana gelen çarpıntıların ise bazıları hayatı tehdit edebilen özelliktedir. Ne mutlu ki çarpıntılarımızın çok büyük kısmı iyi huylu, yani kulakçıktan meydana gelen türdendir.

    Çarpıntılar kimi zaman kendi kendine, kimi zaman da ani stres, enfeksiyon, alkol, gereğinden fazla hava değişiklikleri, tiroit bezi deformasyonları, bilhassa kalp kapak ameliyatları gibi nedenlerle görülebilir. Bilhassa mevsim değişikliklerinde bu çarpıntı çeşiti çok sıklaşmaktadır. Bu çarpıntıların bazıları ataklar biçiminde (yani kendi kendine gelip geçen) olurken, bazıları ise tedavi gerektirecek kadar uzun zaman devam eder. İnsan ömrünün uzaması ve tedavilerdeki güncel ilerlemeler otuz yıl öncesine göre hastaların ömrünü ve konforunu önemli ölçüde artırmıştır. Bu durum da kimi ritim sorunlarını çok daha fazla biçimde görmemize yol açmıştır.

    Kulakçıklardan meydana gelen bir çarpıntı çeşiti vardır ki oranı yaşlanmayla artar ve genellikle ilk çıktığı anda kişide şikâyet oluştururken, kimi kişilerde çok şikâyet yapmadan sinsice devam edebilir. Bu çarpıntıya ‘atriyal fibrilasyon’ denilmektedir. Atriyal fibrilasyon, kalbin üst iki boşluğunu (kulakçıklarını) etkileyen, çoğunlukla süratli kimi zaman dakikada yetmiş-seksen atım gibi normal kalp hızında olabilen ve düzensiz atımlarla kendini gösteren bir ritim bozukluğudur. Bu çarpıntı esnasında, kişide başka çarpıntılardan farklı olarak atımlar düzensiz ve farklı kuvvette hissedilir. Kimi zaman tansiyon ölçümlerinde kimi atımların duyulması bazılarının duyulmaması ile de fark edilebilir.

    Kalbin kan pompalamasında ilk ve esas belirleyici etmen kalbin doluşudur. Kısaca kalbin yeterli oranda kan pompalaması için önce karıncıkların yeterli oranda kanla dolması şarttır. Bu doluşun %70’i kendi kendine damarlardan hücum eden kanla, geri kalan %35’lik katkı kulakçıkların aynı anda kasılması ile sağlanır.

    Atriyal fibrilasyon, kulakçıkların düzensiz bir biçimde ve yetersiz çalışmasına neden olur, bu da kalbin performansında %30-35’lik bir düşmeye neden olur. Bu %35’lik azalma genç yaşta, kalp esnekliği ve performansı iyi kişilerde çok şikâyet yapmaz. Fakat kalbi nispeten esnekliğini kaybetmiş altmış yaş üstü kişilerde, tansiyon, kalp yetmezliği, damar tıkanıklığı hastalarında, kansızlığı ve akciğer sorunları olan kişilerde, yatağa düşürecek kadar önemli şikayetler oluşturmaktadır. Bu ritim sorunu gelişen kişilerde; halsizlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baygınlık, fenalık hissi hatta bayılma gibi şikayetler olur.

    Normalde kalp önce kulakçık sonra karıncık biçiminde en iyi doluş elde edilecek biçimde uygulamalanmıştır. Bu durum EKG’de bir el örgüsü deseni gibi düzenli bir desen biçiminde karşılaşılır. Atriyal fibrilasyonda bu desen yok olur, basit bir EKG’de bu durumbasitçe ortaya konabilir. Atriyal fibrilasyonun kendisi yaşamı tehdit edici değildir yalnız yaptığı yakınmalar ve uzun zamanlarda yol açabildiği problemler sebebiyle tedavi edilmesi şarttır. Kırk sekiz saatten uzun sürmesi biçiminde yol açabildiği problemlerin en önemlisi, kalbin kulakçıklarının içerisinde kanın yavaş akmasına ilişkin olarak pıhtı oluşması ve bu pıhtının kanla atılarak bedenin beyin, bağırsaklar, kol ya da bacaklar, göz vb. herhangi bir atardamarına gidip tıkayabilmesidir.

    Beyin felci bu ritim bozukluğunun neden olduğu esas ve en korkulan problemdir. Atriyal fibrilasyon, beyin felcinin esas nedenlerinden biridir. Atriyal fibrilasyondaki hastalar, normal kişilere göre üç-yedi kat daha çok felç geçirme riskine sahiptir. Bu nedenle kimi hastalar ömür boyu kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak mecburiyetinde kalmaktadır. Her türlü ritim bozukluğunun en basit ve en tesirli tanısı; şikâyet anında EKG çektirmektir. Fakat bazı zamanlar gelen çarpıntılarda teşhis için yirmi dört saatlik EKG kaydı (holter) gerekli olabilir. Tanı konduktan sonra şahsa göre lüzumlu tedaviyi düzenlemek için hastanın genel kalp performansını ve altta yatan bir sorunun olup olmadığını araştırmak üzere kan tahlilleri, ekokardiyografi ve gerek görülürse efor vb. başka testle yapılır. Kırk sekiz saati aşan ya da hastanın çarpıntının tam başlangıç zamanını bilmediği durumlarda içerisinde pıhtı bulunup bulunmadığına bakmak için, hastaya yutturulan özel bir cihazla yemek borusundan EKO gerekli olabilir.

    Tedavi, çarpıntının başlangıç süresine göre ve hastanın o andaki genel durumuna göre ilaçlarla veya kısa süreli anestezi eşliğinde planlanmış bir elektroşokla düzeltmeye çalışma ve kan sulandırıcı ile felç şansına tedbir almak biçimindedir. Kırk sekiz saatten önce veya sonra mı olduğu pıhtı atma tehlikesini ve tedavi ile düzelme şansını etkiler. Altta yatan kansızlık, tiroit deformasyonları, ateş gibi nedenler varsa ilk önce bunların da tedavisi şarttır.

    Kimi hallerde tüm bu tedavilere, elektroşoka karşın ritim olağana dönmeyebilir. Bu dünyanın sonu sonucunun çıkarılabileceğini göstermez ancak bu halde kalp hızını hastayı huzursuz etmeyecek seviyelere ilaçlarla düşürmek ve felce engel olmak için kan sulandırıcı vermek hastayı rahatlatacaktır. Bu çarpıntının kalbin hangi bölgesinden kaynaklandığı uzun yıllar önce ortaya konmuştur. Genç, çarpıntısı bazen tekrar eden ve kalp kulakçıkları büyümemiş hastalarda, ritim bozukluğunun başladığı bölge bulunarak kasık damarlarından girilip özel kablolar vasıtasıyla tahriş edilerek kalple olan elektriksel bağlantıları koparılmakta ve sürekli bir çözüm elde edilmektedir.

  2. Cevap: Kalp Çarpıntısı Neden Olur? Nasıl Tedavi Edilir?

    Emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Bel Ağrısı Neden Olur? Nasıl Tedavi Edilir?
    By Toksi in forum Kemikler, Eklemler ve Kaslar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-21-17, 13:58
  2. Bulanık Görme Neden Olur? Nasıl Tedavi Edilir?
    By DrNilay in forum Keratokonus
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-14-17, 12:39
  3. Arpaçık Neden Olur? Nasıl Tedavi Edilir?
    By DrNilay in forum Arpacık
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-11-17, 12:08
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-11-17, 11:15
  5. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05-21-17, 14:30
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.