+ Yorum / Mesaj Ekle
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Diyabet Hastasının Göz Problemleri

  1. Diyabet Hastasının Göz Problemleri

    İsim:  diyabetik retinopati.jpg
Görüntüleme: 7
Büyüklük:  13.9 KB (Kilobyte)

    Diyabet, dünyadaki en sık görülen sağlık sorunlarından biridir.. Hastalığın temelinde ya vücut tarafından yeterli insülin üretilememesi ya da üretilen insüline hücrelerin yeteri kadar yanıt verememesi yatmaktadır. Diyabet çok eski tarih boyunca bilinmektedir. Ebers papirusla- rında ve Uzak Doğu eski tıp kitaplarında, ballı idrar veya bedeni eriten idrar gibi değişik tanımlarla geçmektedir. Diyabetin pankreas bezi hakkında olduğu 19. yüzyılın sonlarında anlaşılmıştır ve 1920’li yıllarda ilkkez pankreastan sahip olunan sıvıların cilt altına enjekte edilmesi ile tedavi edilebileceği anlaşılmıştır. Daha sonra pankreastan insülin dediğimiz hormon ayırt edilmiş ve bu sayede diyabetin tedavisinde önemli bir adım atılmıştır.


    Diyabet, dünyada çok süratle genişlemektedir. 2015 yılı verilerine göre dört yüz on beş milyon diyabetli vardır ve 2040 yılında bu rakam altı yüz kırk iki milyona ulaşacak diye değerlendirilmektedir. Şu anda her on bir erişkinden biri diyabetli olacaktır. Her yıl beş milyon dolayında insan direkt olarak diyabet ve komplikasyonları sebebi ile yaşamını kaybetmektedir. Diyabetin dünyadaki maliyeti ise aşağı yukarı altı milyar dolar civarındadır. Bu dünyanın toplam sağlık sisteminde yapılan harcamaların % 12 sini tutmaktadır. Erken yaşlarda oluşan pankreas hastalıkları sebebi ile meydana gelen ve tip-1 denen çocukluk diyabeti,toplam diyabetikler içerisinde %10’dan daha az bazıları oluşturmaktadır. Dünyada aşağı yukarı beş yüz kırk iki bin çocuk diyabetli bulunmaktadır.

    Tip-2 diyabet ise kalıtsal özelliklerin yanı sıra, yaşam koşulları ile de alakalı olarak ortaya çıkmaktadır. Kentleşme, diyabetin yaygınlaşmasında esas faktörlerden birisidir. Hareket azlığı, beslenme alışkanlıklarının sağlıklı olmaması ve şişmanlık esas unsurlar olarak bulunmaktadır. Günlük yaşamda taşıtkullanımı ve hareketsizlik ile “fast food” denen hazır yiyecekler ve şekerli içecekler, çocukluktan itibaren, kilo artışı ve enerji tüketiminin sınırlanması ile diyabetin gelişiminde önemli etmenler olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum yakın geçmişte daha fazla gelişmiş ülkelerde sık görülen bir yaşam tarzı iken, şu anda gelişmekte olan ülkelerde de yaygınlaşmıştır. Çünkü “fast food” denen beslenme tarzı, ucuz ve sıklıkla dünya genelinde yaygınlaşmıştır.

    Türkiye’de ise PÜRE çalışmasının bulgularına göre diyabet sıklığı %14,6 olarak verilmektedir. Buradan anlaşıldığına göre ülkemizde on milyona yakın diyab etik olduğu için bahsedilebilir. Burada, ülkemizdeki şehirleşme ve beslenme alışkanlıklarının rolü olduğu söyleyebiliriz. Diyabetin denetiminde sadece kimi ilaçların kullanımı değil, aynı zamanda diyabetik kişinin yaşam tarzını düzenlemesi gereklidir. Yemek alışkanlıkları diyabete elverişli hale getirilmeli ve yenilen besinlerin kalorisi sayılmalıdır. Buna karşılık, ağızdan alman ilaçlar ya da insülin uygulamaları ile alman kalorinin kullanılır duruma getirilerek, yapılacak hareket ve egzersizlerle bu kalorinin tüketimi planlanmalıdır. Bütün bunlar endokrinolog, diyetisyen ve başka tıp dallarının desteği ve katkısı ile planlanır.

    Diyabet, esasta bir hormon yetersizliği olmakla birlikte, esasen komplikasyonları yönünden bir kapiller damar hastalığıdır ve ilk önce gözün retina yani görme sinirinde, böbrekte, kalpte ve merkezi sinir siteminde problemler ortaya çıkmaktadır. Gözdeki esas sorunlar, retina damarlarından sıvı sızıntıları yani ödem gelişimi ve kanamalardır. Zamanında elverişli tedaviler yapılamaz ise, önemli görme kayıpları ortaya çıkmaktadır. Diyabet, her ne kadar bir endokrin yani bir hormon hastalığı olarak düşünülse bile, aslında, başka dallardaki doktorlar için, bir damar hastalığıdır. Gerçekten de göz hekimleri için de, diyabet bir damar hastalığı olarak önem taşımaktadır. Diabetik retinopati esasen görme sinirlerini besleyen kılcal damarların, diyabet tarafından etkilenerek, kanamaların oluşması ve görmenin deforme olması sürecini tanımlamaktadır. Bu süreç, diyabetlilerdeki en erken ve kimi zaman da en ağır komplikasyon grubunu oluşturmaktadır. Çünkü göz içindeki kanamalar, ağır görme kayıplarına ve hatta uzun vadede yeterli tedavi alınamaz ise, körlüklere yol açabilmektedir.

    Burada tedavi olarak, erken aşamada lazer tedavisi ve göz içi ilaç enjeksiyonları yapılırken, geç aşamada cerrahi uygulamalar gerekebilmektedir.Son on yıllık dönem istatistiklerine bakılacak olursa, Amerika’da, insüline bağımlı olmayanlarda tedavi ihtiyacı en az %21,4 iken, insüline bağımlı olanlarda bu oran %32,8 olarak ortaya çıkmaktadır. İleriye dönük istatistiksel çalışmalarda, 2050 yılında, Birleşik Amerika’da, teşhis almış ve almamış olarak elli milyon dolayında diyabetik popülasyon oluşacağı ve bunun da aşağı yukarı yarısının yani yirmi beş milyonluk kısmının diyabetik retinopati göstereceği tahmin edilmektedir. Genel olarak diyabetiklerin %30’luk bir kısmında retinada diyabete ilişkin farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bunların da 1 /3’lük bir kısmında görme sinirinin merkezi kısmında sıvı toplanması yani ‘makula ödemi’ meydana gelmektedir. Bu sebeple, ülkemizde aşağı yukarı bir milyon dolayındaki diyabetik olgu makula ödemi riski altındadır.

    Bu husustaki risk oranları, kuşkusuz diyabetin süresi ile yakından ilişkilidir. Otuz yaşından önce diyabet teşhisi almış olan olgularda, şayet diyabet yaşı beş yılın altında ise, maküler ödem sıklığı sıfıra yakındır. Fakat diyabet yaşı yirmi yılı aşınca bu sıklık %29 olarak ortaya çıkar. Otuz yaşın üzerinde diyabet teşhisi almış olgularda ise, diyabet yaşı beş yılın altında olanlarda, diyabetik maküler ödem sıklığı %3, yirmi yılın üzerinde diyabeti olanlarda ise ortalama %28 sıklık görülmektedir.

    Sonuç olarak, diyabet, kendi kendine geçen bir hastalık değildir ve yaşam boyu bize eşlik eder. Bu sebeple yalnız denetimi imkan dahilinde olabilen, süreğen bir hastalıktır ve damarsal komplikasyonları hemen hemen kendisinden daha ciddi bir konudur. Bunların başında da görme kayıplarına sebep olan göz içi kanamaları gelmektedir. Diyabetik retinopatinin önlenmesi, diyabetin ve kan şekerinin çok iyi denetimi ile sağlanmaktadır. Bununla birlikte, şayet retinopati gelişmekte ise, burada en önemli olarak lazer tedavisi ve göz içerisine bırakılan kimi ilaçlarlar ile görme korunabilmektedir.

    Lazer, esasta ayarlanabilir özellikteki ışın demetleridir ve kanayan bölgelerde kanamayı durduracak biçimde uygulamalarla görme kaybını önlemeye çalışan zararsız ve uygulanması kolay bir tedavi şeklidir. Bilhassa makula ödemi ismi verilen görme sinirinde sıvı birikimi ile görmeyi tehdit eden olaylarda ise, anti VEGF denen özel biyolojik moleküllerden meydana gelen ilaçların göz içerisine bırakılması ile tedavi sağlanır ve görme kaybı önlenir. Bu tedaviler, ameliyathane koşullarında, göz içerisine bırakılmaktadır. Bu ilaçlar çoğu kez aylık aralarla, ilk yıl altı-yedi kez, sonraki yıllarda ise birkaç defa tekrarlanarak diyabetik makula ödeminin gerilemesi ve bu sayede görmenin kaybı önlenebilmektedir. Bu tedaviler son yıllarda diğer ilaçların çıkması ile çok sıklıkla kullanılmaya başlanmış ve birçok hastanın görme kaybına uğraması engellenmiştir.

    Diyabete ilişkin olarak oluşan komplikasyonların da maliyeti oldukça yüksek olmaktadır. Doğrudan maliyetler yönünden bakılsa bile, diyabetiklere kullanılan ilaçlar, Türkiye’deki toplam ilaç giderinin %10,5’lik kısmına karşılık gelmektedir. Türkiye’de diyabetin toplam maliyetinin ise aşağı yukarı on üç milyar lira dolayında olduğu tahmin edilmektedir. Bu hususta en yüksek maliyet kesimi diyabete ilişkin kalp hastalıklarına yapılırken, böbrek komplikasyonlarının payı, %25,1 ve göz komplikasyonlarının maliyeti ise %6,4 dolayında tutmaktadır. Diyabetin tüm bu nedenlerle, oldukça önemli bir toplumsal maliyeti olduğu göz önüne alınarak, gerek korunmada ve gerekse kontrolde, oldukça ciddiye alınması gerekli olan bir hastalık olduğu, bu durumun yalnızca şahsi sağlık yönünden değil, toplumsal sağlık ve toplumsal maliyet yönünden da oldukça önemli bir husus olduğunun vurgulanması şarttır.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Tiroid Hastalarının Göz Sağlığı Problemleri
    By gokhan in forum Tiroid Hastalıklarında Göz Problemleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.06.17, 13:46
  2. Diyabet Koması Ve Tedavisi
    By gokhan in forum Diyabet Hastalıkları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.04.16, 12:07
  3. Diyabet Eğitimi Nedir?
    By gokhan in forum Diyabet Tedavileri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.04.16, 11:31
  4. Tip 2 Diyabet Tedavisi
    By gokhan in forum Diyabet Tedavileri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.04.16, 11:28
  5. Diyabet Tedavisi
    By DoktorMZ in forum Diyabet ve Hormon Problemleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.12.15, 20:48
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.