+ Yorum / Mesaj Ekle
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Saç Boyamanın Püf Noktaları

  1. Saç Boyamanın Püf Noktaları

    İsim:  saç boyama püf noktaları 2.jpg
Görüntüleme: 308
Büyüklük:  14.1 KB (Kilobyte)SAÇ BOYAMA
    Bazen değişik bir görünüme kavuşmak istediğimizde, kimi zaman de beyaz saç tellerini gizlemek için saç boyama tekniklerine başvururuz. Evde saç boyamak, bu amaca elverişli hazır satılan boyaların kullanımıyla oldukça kolay olabilir. Fakat dikkat edilmezse, saçlar bu işlemden hasar gördüğü için kötü sonuçlarla da karşılaşılabilir. Bu nedenle, saç boyama yöntemleri ve dikkat edilmesi gerekli olanlar ile ilgili bilgilenmenizde fayda var.

    Metalik Boyalarla Yavaş Fakat Kalıcı Bir Dönüşüm
    Yavaş boyama metalik boyalarla yapılır. Bu saç boyaları, saçın rengini zamanla dönüştürerek gayet yavaş ve aşamalı olarak değiştirirler. İçlerindeki maddeler genelde metal oksitler, saboksitler ve sülfidlerdir. ABD’de kurşun ve gümüş kullanılmaktadır. Bu maddeler saça renk verirler ancak saç telleri üzerinde bir birikim ya da tabaka oluşturmazlar. Bu tekniğe en fazla rağbet edenler, saçını boyadığını belli etmek istemeyen erkeklerdir.

    Metalik boyalar, kaş ve kirpik boyamak için de kullanılmaktadır. Beyaz saçları 2-3 hafta içinde açık kahverengi renge çevirir. Şampuan formunda satılan karışımları, beyaz saçlarda gümüş rengi yansımalar yaratır. Bu maddeler deriye hasar vermez. Kontakt dermatit gibi yan etkileri kimyasal boyalara oranla düşüktür. Ne var ki, metalik boyalar da saç tellerinin matlaşıp sertleşmesine neden olur. Bu boyalarla operasyon gören saçların daha sonra değişik bir teknikle boyanması kolay değildir. Tüm bu nedenlerle, metalik boyaları en fazla saçını sıklıkla kestirip tıraş ettiren erkekler tercih eder.


    Geçici Boyalar
    Geçici saç boyaları tek yıkamada çıkacak biçimde hazırlanır. Saçlara hafif bir renk verir, parlatır ve daha önceki boyamanın rengini ortaya çıkarır. Sıvı, jel ya da köpük biçiminde satışa takdim edilir. Bu tür boyalar saç telleri zayıflamış kişiler ya da saçlarını haftada bir kere yıkayan insanlar tarafından rahatça kullanmak mümkün.

    Yarı Kalıcı Boyalar
    Bu boyalar hem kadınlar hem de erkekler tarafından kullanmak mümkün. Oryal’le rengi açılmamış, yani dekolore (renksizleştirme) edilmemiş saçlarda dahi beyaz telleri rahatça örter ve başka renk farklarını kapatır. Dört ya da beş yıkamada akıp gittikçe etkisini kaybeder. Saç rengini açmada değil ancak açık ve koyu renkler ile gölge yapmak için, boyaya amonyak veya peroksit içeren madde katılabilir. Merak etmeyin, şampuan ile aşağı yukarı 10 yıkama sonunda yeniden saçınız natürel rengine dönecektir.

    Yarı sürekli boyalar genel olarak saçı yıpratmayan, yumuşak ve nazik ürünlerdir. Fakat içerdikleri diamin, aminofenol ve fenol maddeleri kimi insanlarda kontakt dermatit’e neden olabilir. Bu ürünler krem ya da losyon formunda satılırlar. Kullanımları çok kolay olduğundan evde rahatça uygulanabilirler. Saçlar önce şampuanla yıkanır, sonra boya sürülür. Bir zaman beklenir. 20-40 dakika geçtikten sonra durulanır. Yarı sürekli boyalar, düzenli olarak kullanıldıkları zaman sürekli bir renk oluşur. Bir bakıma saç telleri boyanın rengine alışır. Kesinlikle, dipten uzayan yeni saçlar yine natürel renginde çıkmaya devam eder. Yarı sürekli saç boyaları, beyaz saçları az olan (tüm saçın yüzde 30’undan daha az) kişilerde kullanılmaktadır. Beyaz saçlarda yaratacağı daha açık renk tonlarıyla saça hafif röfleli bir görünüm verir. Bu boyalar, saç rengi açıldıktan sonra kullanılacak olursa daha sürekli bir renk elde edilir.

    İsim:  saç boyama püf noktaları.jpg
Görüntüleme: 307
Büyüklük:  15.2 KB (Kilobyte)
    Doğal Boyalar ve Kına
    İcat edilen ilk boyalar, bitkisel boyalardır. Bu tür boyalar yarı sürekli boyalar sayılır. Genelde dört ya da altı yıkamada akıp gider. Doğal boyaların içinde en sürekli olanları “Lavsonya alba” bitkisinden sahip olunan “kına”dır. Toz durumuna getirilen yapraklar, suyla aktive olarak asidik naftokinon formuna dönüşürler. Krem durumuna gelen bu toz, saçlara sürülüp 40-60 dakika bekledikten sonra saçlar durulanır.

    Doğal kınalar, günümüzde yerini sentetik kınalara bırakmıştır. Sentetik kınaların içinde saçı yumuşatan ajanlar bulunur. Renkleri açık kahveden sarıya kadar değişen 86 Yasemin geniş bir renk yelpazesi tasarlanmıştir. Saça uygulanması natürel kınalar gibidir. Sürüldükten sonra aşağı yukarı 40 dakika bekletilir. Kınalar saç rengini açmak için değil, koyulaştırmak ya da kızıl yansımalar elde etmek için kullanılmaktadır. Saçı beslediğine, güçlendirdiğine inanılır. Saçların yıkanmasına karşın uzun süre sürekli olan kına kokusu sevenlere doğallık ve şifanın devamı duygusu verir. Dermatolojik inceleme sonuçlarında kınanın çok seyrek de olsa alerjik reaksiyon ihtimali bildirilmiştir. Fakat bu ihtimal bütün saç boyalarından çok daha kısıtlıdır.

    Kalıcı Saç Boyaları
    Kalıcı saç boyaları, bütün saç rengini bir anda değiştirdiği için genellikle kadınlar tarafından kullanılmaktadır. Bu boyalar saç telini korteks kadar etkiler ve şampuanla çıkarılamayan geniş renk molekülleri oluşturmaktadır. Fakat, uzayan saçların dört-altı haftalık bir zaman sonunda yeniden boyanması şarttır. Dip boyasıyla yeni saçlar boyanır ve renk farkı giderilir. Kalıcı saç boyaları, saç tellerinin gözeneklerini açar ve yıpranmasına yol açar. Bu biçimde boyanan saçlar zaman içinde sertleşip matlaşır. Dört hafta geçmeden saçın yeniden boyanması çok zararlıdır.

    Kalıcı saç boyamaya “oksidasyon” yöntemi de adı verilir. Zira boyama esnasında saçta kimyasal bir değişim meydana gelir ve geniş renk molekülleri saç telleri üzerinde kabalaşır. Birçok saç ürünü gibi, sürekli saç boyaları da krem, jel, sıvı gibi değişik formlarda üretilir. En tanınmış olanları sıvı formda satılanlarıdır. Sıvı boyalar iki ayrı plastik şişe içinde satışa takdim edilir ve saç boyanmadan hemen önce karıştırılır. Saç, eskiden bölümlere ayrılarak parça parça boyanır. Boyama işlemi her saç tutamı için aynı ölçüde, aynı bekletme süresinde yapılmalıdır. Evde kullanılabilecek biçimde hazırlanan boyalar, saç rengini üç tona kadar açar ya da koyulaştırır. Saçın rengini açan maddeler amonyum ve hidrojen peroksittir. Evde uygulanabilen ürünlerin çoğunluğu yüzde 35 oranındaki beyaz saçları kapatabilir. Daha belirgin ve tesirli bir farklılaşma için kuaföre gidip kuvvetli oksidasyonlar yaptırmak şarttır.

    Saç Rengini Açmadan Tek Aşamada Boyama
    Bu tip boyalar beyaz saçları kapamak ya da saç rengini koyulaştırmak için kullanılmaktadır. Tek işlemli saç boyaları krem formundadır ve şampuan gibi kullanılmaktadır. Saçın boyayı daha rahat kabul edebilmesi için saçın kirli olması tercih edilir ya da boya yapılmadan önce saç kremi uygulanır. Böylece yıpranmış ya da önceden kimyasal operasyon görmüş saçların boyayı reddetmesi önlenir. Fakat, saçlar çok fazla derecede deformasyon görmüşse bu tip boyalar pek işe yaramaz. Bu halde boya önce saç diplerine, daha sonra saçın tamamına sürülür. Belirli bir zaman bekledikten sonra boyanan saçlar durulanır. Rengin sürekli olması için sabitleştiren bir sıvı ya da saç kremi uygulanır ve operasyon tamamlanır.

    İki Aşamada Saç Boyama
    Saçın rengini açmak ya da değiştirmek için kullanılmaktadır. Bunun için saçın rengi önce açılır, sonra istenilen renge boyanır. Saçı olmasından çok daha açık bir renge boyamak için bu iki operasyon zorunludur. Saç rengini açmak için kullanılan madde hidrojenperoksit ve amonyaktan meydana gelen alkali bir karışımdır. Bu karışım saç telinin şişmesini ve boyayı basitçe içerisine almasını sağlar. Bu maddeye saç toniği de adı verilir. Tonikler sürekli ya da yarı sürekli olabilir. Saç, boya sürülmeden önce istenen renge yakın bir tonda açılır. Saç renkleri en koyu siyahtan en açık sarıya kadar yedi beli başlı tonda sınıflandırılır ve açılma işlemi de buna göre ayarlanır: siyah, altın, kahverengi, sarı, kızıl, açık sarı, altın kızıl. Mesela, natürel saç rengi siyah olan bir insan, listedeki renk aşamalarından geçerek sonunda sarışın olabilir. Fakat saçların rengini açmak için kullanılan saç toniği ne kadar kuvvetli olursa, saçı da o ölçüde yıpratır.

    Kimisi evde saç boyamayı tercih eder. Çok nitelikli ve kolay uygulanabilecek boyalar bulunmaktadır. Saçını boyamak isteyen, ister marketten isterse eczaneden bu boyaları temin edebilir. Şayet evde ilk kez saçınızı boyayacaksanız, yarı sürekli boya kullanmanız faydalı olacaktır. Bu biçimde hem kolay yapmış olursunuz hem de sonuç kötü olursa telafi etme şansınız olur. İsterseniz bir arkadaşınızdan da boya sürme konusu ile ilgili yardım alabilirsiniz.

    Hamilelikte Saçınızı Nasıl Boyamalısınız?
    Saç bakımı esnasında kullanılan boya ve kimyasallar hamilelik esnasında endişelere yol açmaktadır. Saç bakımı işlemleri arasında geçici boyama, yarı sürekli ve sürekli boyalar, perma saçlarda sürekli dalgalanma saça uygulanan iki solüsyon ile sağlanmaktadır. İlk solüsyon ile saç dalgalı duruma getirilir, ikinci solüsyon ile saçın dalgalı hali sabitlenir. Saç renginin açılması hidrojen peroksit ile yapılır. Düzleştirme esnasında da kimi kimyasallar kullanılmaktadır.

    Üreticiler, saç bakımı işlemlerinde kullanılan formülleri sık sık değiştirmektedirler. Kullanılan kimyasal maddelerin hamilelik üzerine olan etkileri yeteri kadar incelenmeden piyasaya sürülmektedir. Bu neden ile yeni tasarlanan kimyasal maddelerin gebeliğe olan etkileri tam anlamıyla bilinmemektedir. Saç bakımı esnasında kullanılan kimyasalların esasen oldukça az bir miktarı kafa derisinden emilerek vücuda girmektedir. Az oranda olması sebebi ile bebekte bir probleme sebep olma olasılığı düşüktür. Perma esnasında kullanılan fiksasyon solüsyonu, kafa derisinde tahrişe neden olabilir, yalnız vücudun diğer bir yerinde bir soruna yol açmaz ve az oranda absorbe edilir. Benzer durum, saçın düzleştirilmesi esnasında kullanılan kimyasallar ile oluşabilir.

    Saç boyalarının oldukça az bir miktarının deri tarafından emilmesi sebebi ile hamilelikte kullanılmaları büyük ihtimalle güvenlidir. Fakat yine de dikkatli olmalı ve birçok hekimin, bilhassa hamileliğin ilk üç ayında saçların sürekli olarak boyatılmasını önermediğini akılda tutmalıyız. Kalıcı saç boyaları güçlü bir kimyasal buhar oluşturan amonyak içermektedir. İşlem esnasında boya kokusunun solunması, gelişmekte olan bebeğe boyanın ciltten emilimine oranla daha büyük hasar verebilir. Bu neden ile amonyak içeren boyaların kullanılması tavsiye edilmez. Yine saç düzleştirilmesi sırasında, kimi zararlı kimyasallar solunum yolu ile vücuda girebilir. Yarı sürekli boyalar ya da röfle işlemi, hamile kadınlar için daha güvenilir kabul edilmektedir. Röfle esnasında boya, alüminyum folyo ile sarılmakta ve bu sayede cilde teması önlenmektedir. Gebelikte diğer güvenilir bir teknik de saçların bitkisel kökenli olan kına ile boyanmasıdır.

    Dikkat Edilmesi Gerekenler
    Hamileliğin ilk üç ayında saç boyatma, saç renginin açılması, perma ve düzleştirme yapılmamalıdır. Bu işlemler, havalandırması çok iyi olan yerlerde uygulanmalıdır. İşlem öncesi ve sonrası lüzumsuz yere kuaförde beklenmemelidir. Saça uygulanan kimyasallar, ihtiyaçtan daha uzun zaman bekletilmemelidir. İşlem sonrası kafa derimiz bol su ile durulanmalıdır. Kimyasal kullanırken eldiven giyilmelidir. Ürün kullanma kılavuzu dikkatli bir biçimde takip edilmelidir. Hassas ve alerjik bünyeli kişilerde kimyasal boyalar uygulanmadan önce alerjik test yapılması, kişiyi olası tepkilere karşı korur.

    DİP BOYA
    Saç renginizden memnunsunuz ve var olan rengin kalmasını istiyorsunuz. Yeni çıkan saçlarınıza boyayı sürerek işe başlayacaksınız. Mümkün olduğunca eski boyanmış saça yaklaşmamanız gerekiyor. Boyanın üzerindeki yazılan zaman kadar bekledikten sonra, son 5 dakika bütün saçı sürülen boya ile tarayın ve sonra yıkayın (taramanın sebebi, solan renkleri canlandırmaktır). Yıkadıktan sonra saç bakım kürlerini uygulayabilirsiniz.

    Saç Rengini Koyulaştırmak
    Saçı koyulaştıracaksanız boyayı enseden sürmeye başlayın. Saçın ön kısmı, yanı ve yüzün çevresindeki saç telleri daha gözenekli bir yapıya sahip olduğundan boya pigmentini daha fazla emer. Dolayısı ile daha çabuk renk alır.

    Saç Rengini Açmak
    Bu konuyu mercek altına alacak olursak... İki ayrı işlemden meydana gelen saç boyama yönteminde saç önce açık bir renge dönüştürülür, daha sonra sürekli boyayla istenen renge boyanır. Esasında, saç önce renksizleştirilir (dekolore edilir). Bu saçın yapısını değiştiren ve fakirleştiren bir dönüşümdür. Bu nedenle, saçın renginin kimyasal yollarla açılması, saç boyama yönteminde ve kozmetik sektöründe tartışılan bir uygulamadır.

    Saçın esas rengini veren melanin pigmentleri oksidan maddelerle basitçe açılır. Saç boyama işlemi, ok- sidanlı alkali uygulama olarak kabul edilir. Renk açılmasında tesirli olan ana madde “hidrojen peroksit”tir. Bu madde, saçtaki keratinde mevcut olan oksijenin serbest kalmasını sağlar. Saçta ne kadar çok oksijen serbest kalırsa rengi de o kadar açılır. Birikmiş olan sebum, saçınızı güçlü kimyasal maddelere karşı bir ölçüde korur. Saçların rengini kimyasal yolla açmak, oldukça zararlıdır. Bu operasyon sonucunda her saç telinde yüzde 2 ya da yüzde 3 nispetinde zayıflama olur. Saç zayıfladığı için çok daha kolay kırılır, gözenekleri artar ve daha fazla su emer. Tüm bunlar saçların kurumasına neden olur.

    RÖFLE
    Röfleyle sadece saçın istenen tutamlan boyanır. Röf- le, farklı tondaki saç renkleri üzerine denk olarak küçük parçalar şeklinde, saç tonunun 1 ila 6 ton arasında saça hacim, parlaklık, dolgunluk vermek için yapılan renklendirme ve tonlamadır (renk yansıması). Saç uçlarındaki rengi açmak için özel küçük delikli başlıklar kullanılmaktadır. Saç telleri bu deliklerden dışarı çekilir ve operasyon yapılır. Röfleyi 5 temel olarak sınıflandırabiliriz: röfle, meç, degrade (gölge), balyaj, palet röfle...

    Röfleli Saçın Kuralları
    -Saçlarınız koyu sarı ya da kahverengiyse, röfle için altın rengi veya kehribar rengini tercih edin. Kumralsanız yine altın ya da çilek rengi tercih edilmelidir.
    -Röflelerinizi birbirine çok yakın yerleştirmemeye dikkat edin.
    -Ten renginizi daha açık gösterebilmek için kâküllerinize birkaç röfle ekleyin.
    -Saçınızı daha dolgun göstermek için, röflelerinizi saç kesiminizin yönünde fırçalayın.
    -Saçınızı daha ince gösterebilmek için röflelerinizi karıştırarak fırçalayın.
    -Kat kat kesim biçimi röfleli saçlar için en elverişli stildir.
    -Saçlarınızı sıkça nemlendirin ama sıcak yağ uygulamasından kaçının. Bu uygulama renklerini açar.

    Balyaj
    Kadınların pek çoğunun, bilhassa kumral saçlıların kuaför salonlarında en fazla yaptırdıkları işlemlerden birisi olduğunu söylenebilir. Balyaj, kısaca saçı renklendirme uygulamasıdır. Kuaförlerin gölge atma, röfle gibi klasik uygulamalarından çok değişik olmamakla birlikte, daha modem bir yöntem olması ve daha güzel bir etki yaratması bakımından günümüzde oldukça tanınmıştır. Klasik yöntemlerin saçta yarattığı çizgi çizgi, suni görüntüleri yok eden balyajın esas avantajı, saçı natürel bir biçimde renklendirmesi ve saça, gözü tırmalamayan, uyumlu bir ışıltı kazandırmasıdır. Bu natürel etkinin nedeni, saçın daha kalın tutamlar durumunda ayrılması ve kontrast oluşturacak biçimde boyanmasıdır.

    Sombre (Gizli Gölge)
    Bir zamanların moda saç stili “ombre”, yani gölgeli saçların yerini “sombre”, yani gizli gölgeler alıyor. Bilhassa sonbahar ve kış aylarında tercih edilmesi elverişli olan bu yeni saç tarzı, bir zamanların yarısı siyah yarısı sarı tarza göre daha yumuşak hatlara sahip. Bilhassa hafif dalgalı saçlı kadınların tercih edebileceği bu ince gölgeler, saçlara natürel görünüm kazandırıyor.

    Saçın Yıpranması
    İki evrede saç boyama, saçlar için en zararlı işlemdir. Kimyasal maddeyle rengi açılan saçlar oldukça gözenekli duruma gelir, uçları kırılır, kolay açılmaz. Bu kadar yıpranan saçlarda kremler de pek işe yaramaz. Bu halde yapılabilecek en iyi şey, saçın yıpranmış kısmını kestirmek ve yeniden uzamasını beklemektir. Saçların rengi açıldıktan sonra, kökten gelen saçlar natürel renginde çıkmaya devam eder. Saçların tekrar boyanması için yeni saçların yeniden aynı işlemden geçmesi şarttır. Yeniden boya yaptırmayı göze alamayan kişilere, daha kısa bir saç modelini tercih etmeleri ya da saçları uzayıncaya kadar peruk kullanmaları tavsiye edilebilir. Başka bir çözüm de, bütün saçı yarı sürekli boyayla dipten gelen renge boyamaktır. Ne yapılırsa yapılsın, saçın önceden işlem görmüş kısımları kendini belirli etmeye devam eder.

    Seyrek ya da Beyaz Saçın Boyanması
    Saçlar nadir olduğu ya da belirli bir ölçüde kellik yer aldığı zaman, saçın koyu renklere boyanmaması şarttır. Koyu renkler görüntüyü belirginleştirir. Boyanan renk, kafa derisinin rengine ne kadar yakın olursa, saç o ölçüde iyi görünür. Doğal rengi beyaz olan saçlar da koyu renge boyanmamalıdır. Zira bu halde dipten çıkacak beyaz saçlar çok daha çok göze çarpar. Beyaz ya da nadir saçların, natürel renginden iki ton daha açık renge dönüştürülmesi, bütün sorunları kusursuz bir biçimde kapatır.

    Alerji ve Renk Testi
    Saça sürekli ve yarı sürekli boyalar uygulanmadan önce alerji testi yapılması şarttır. Test için, ensede görülmeyen bir yerdeki deri üzerine ya da bir tutam saça boya sürülür ve tepkisine bakılır. Bu en önemli olarak kontakt dermatit riskine karşı bir önlemdir. Bundan başka kimi zaman boyama sonucunda beklenmedik renkler ortaya çıkabilir. Alerji testi yapıldığında renkle ilgili sürprizlere de mani olunabilir. İlk kez boyanan bir saç, boyayı kabul etmez. Dikkatli olunmazsa saçta istenilmeyen bir renk ortaya çıkabilir Ayrıca önceden metalik boyalarla boyanmış ya da perma gibi kimyasal işlemlerden geçmiş saçlar da öngözlemlenen rengi almayabilir.

    Bu sürpriz renkleri kapamak da kolay olmaz. Bazen kimyasal değişimler oluşur ve saç rengi koyu kırmızı tonlar alabilir. Bütün bu nedenlerle eskiden renk testi uygulanması her açıdan faydalıdır. Saç bir kez boyandıktan sonra bir daha alerjik reaksiyon vermez. Yine de boyanın fazlası asitli bir şampuanla temizlenmelidir. Kimi kişiler parafenilenediamin maddesine karşı çok fazla reaksiyon gösterirler. Bu tepki, evde kullanılan boyalarda da karşımıza çıkar. Boya saça sürüldüğü anda yüz şişebilir ya da diğer rahatsızlıklar oluşabilir. Bu halde saçlardaki boya acilen yıkanmalı ve hemen hekime gidilmelidir.

    Saç Rengi Seçimi
    Doğal renk uyumu fazla zorlanmamalıdır. En iyisi, saç rengini fazla açmadan boyamaktır. Kısaca kişinin natürel saç rengine yakın tonları tercih etmesi gereklidir. Rengini açmak gerekmediği zaman saç fazla yıpranmaz. Genelde natürel saç ve ten renkleri birbiriyle uyumludur. Bir uyumu zorlamak estetik olarak da iyi sonuçlar vermez.
    Doğal rengi beyaz olan saçlar da koyu renge boyan- mamalıdır. Zira bu halde dipten çıkacak beyaz saçlar çok daha çok göze çarpar. Beyaz ya da nadir saçların natürel renginden iki ton daha açık renge dönüştürülmesi, bütün sorunları kusursuz bir biçimde kapatır.

    Yaptırdığınız Saçı Beğenmezseniz Ne Yapmalısınız?
    Kuaförler profesyonel insanlar olsalar da sizin beğenileriniz veya hayallerinizi gerçekleştiremeyebilirler. Bu durumda şayet boyanmış saçınızı beğenmediyseniz, önce sakin olun. Sonra kuaförünüze bu uygulamayı beğenmediğinizi söyleyip yeniden denemesini isteyin.

  2. Cevap: Saç Boyamanın Püf Noktaları

    Saç boyası kullanmamak sizin için en iyisi olacaktır çünkü saç boyası içinde bulunana kimyasal maddeler zaman içinde saç köklerine büyük zarar veriyor.

  3. Cevap: Saç Boyamanın Püf Noktaları

    Doğal saç boyaları son zamanlarda oldukça fazla yaygınlaştı. Artık her yerde bulabiliyorsunuz. Mümkün olduğunca saç boyayacağınız zaman bunları kullanın. Diğer boyalar kişi saça zarar vermiyor.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Saç Bakımının Püf Noktaları
    By gokhan in forum Estetik
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04-08-18, 15:16
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.