+ Yorum / Mesaj Ekle
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Gözde Aniden Başlayan Ağrı Glokom Olabilir

  1. Gözde Aniden Başlayan Ağrı Glokom Olabilir

    İsim:  gözde birden başlayan ağrı.jpeg
Görüntüleme: 96
Büyüklük:  8.6 KB (Kilobyte)
    Glokom görme sinirinin özel tipte süreğen bir hastalığıdır. Glokom haricinde görme sinirinde deformasyon yapan görme siniri iltihabı’ veya ‘multipl skleroz’ gibi diğer hastalıklar da bulunmaktadır. Fakat glokomda görme sinirindeki deformasyon çukurlaşmayla devam eder. Glokomlu hastalarda görme sinirindeki bu deformasyona bağlı olarak körlük ortaya çıkabilir. Glokomun çeşitli çeşitleri bulunmaktadır. Ama açık açılı tip ya da ‘süreğen basit glokom’, glokomların en büyük yüzdesini oluşturmaktadır.

    Glokom teşhisi için bundan böyle 20 yıl önceki gibi göz tansiyonu yüksekliği aranmıyor. Son günlerde glokomun tanımından göz içi basıncının yüksekliği ölçütü çıkartıldı. Zira göz içi basıncı yükselmeden de görme siniri deformasyona uğrayabilir. Bu sebeple toplum arasında genelleşmiş olan göz tansiyonu eşittir glokom’ anlayışı yanlıştır.

    GÖZ TANSİYONUNDA İDEAL DEĞER NEDİR?
    Yapılan incelemelere göre Japonya’da her üç glokom hastasından birinde normal basınçlı glokom var. Buna rağmen hastaların üçte ikisinde ‘yüksek basınçlı glokom’ bulunur. Türkiye’de de, yüksek basınçlı glokom vakalarının seviyesi yüzde 80’dir. Geri kalan yüzde 20’yi ise ‘basınçsız glokom’ veya ‘normal basınçlı glokom’ hastaları oluşturmaktadır. Bu hastaların göz tansiyonları yüksek değildir ancak görme sinirlerinde yüksek tansiyonlularınkine benzer deformasyon bulunmaktadır.

    Göz içi basınç değerleri yaşa, cinsiyete göre değişir. Ortalama göz içi basıncı 14 mm cıva değerindedir. Bundan 20 sene önce glokom teşhis ölçütlerden biri; göz içi basıncının 22 mm cıvanın üstünde olmasıydı. Son günlerde glokom teşhisi kriterlerinden bu eşik değer çıkartılmıştır. Zira göz içi basıncı 24 mm cıva olmasına rağmen görme siniri deformasyona uğramayan birçok hasta bulunmaktadır. Buna rağmen eşik değerin daha altındaki düşük göz içi basınç değerleri görme sinirinde deformasyon yaratabilir. İşte bu nedenle, az önce de açıkladığım gibi glokom için bundan böyle göz içi basınç yüksekliği aranmıyor. Görme sinirindeki deformasyon dikkate alınıyor.

    GLOKOMUN TİPLERİ
    Glokomun değişik sınıflamaları var. Mesala yaşa göre sınıflanırsa, bebeklik - çocukluk, gençlik ve yaşlılık dönemi glokomlarından bahsetmek mümkün. Glokomlar, sıvı çıkış kanalının olduğu yerde ön kamara açısının genişliğine veya darlığına göre de sınıflandırılabilir. Bu tür glokomları; açık açılı glokomlar ve dar açılı glokomlar biçiminde ayırmak mümkün olabilir. Nedene ilişkin gruplandırmalar ise birincil ve ikincil glokomlar olarak ayrılır. Yaşla birlikte meydana gelen glokomlar birincil glokom biçiminde adlandırılır. Gözün içindeki bir kanama, iltihap gibi faktörlerin hücreleri tıkamasıyla meydana gelen glokoma ise ‘ikincil glokom’ adı verilir.

    GLOKOM KRİZİNİN BELİRTİLERİNE DİKKAT!
    Glokomun açık ya da dar açılı olmasına göre bulgular değişir. Süreğen basit glokom (açık açılı glokom) sinsi hastalıktır. Hastalarda göz içi basıncı yavaş yükseldiği için görme siniri hasarı da çok yavaş ilerler. Bu sebeple hastalar ağrı, sızı hissetmezler. Yalnız göz tansiyonu krizinde durum farklıdır. Göz tansiyonu krizinde ortaya çıkan semptomları şu şekilde sıralamak mümkün:

    • Gözde aniden ortaya çıkan kuvvetli ağrı... (Hastalar yarım baş ağrısı gibi genelde göz çevrelerinde kuvvetli ağrıdan şikayet ederler.)
    • Gözde kanlanma
    • Ani görme kaybı
    • Işık etrafında hareler ve gökkuşağı görme
    Bu tür yakınmaları olan hastaların hiç vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurması gerekir. Esasen ortaya çıkan bulgular o kadar şiddetlidir ki, hastayı acilen bir doktora gitmeye mecbur eder.

    GÖZ TANSİYONU KRİZİNİN NEDENLERİ
    Kimi hastaların gözlerindeki sıvı çıkış yeri dardır. Yaşın ilerlemesine ve gözün merceğinin kalınlığının fazlalaşmasına ayrıca risk faktörlerinin de tetiklemesiyle normal giden göz içi basıncı birden çok fazla yükselir. Bu risk faktörlerinin başında göz bebeğinin aniden genişlemesi gelir. Göz tansiyonu süratle yükselerek 60-70 mm cıvalara kadar erişebilir. Göz içi basıncın aniden tavan yaparak çok fazla yükselmesi çok ağrılı bir tabloyu ortaya çıkartır. Bu sebeple de göz tansiyon krizleri sinsi kalmaz. Hastaları acilen bir doktora gitmeye mecbur eder.

    Göz tansiyonunun önemli yükselmelerinde ilk yapılması gerekli olan şey serumla veya kimi haplarla acilen göz tansiyonunu düşürmeye çalışmaktır. Bundan sonraki evrede gözün renkli kısmından lazer sayesinde küçük delik açılması gerekir. Bunun sebebi gözün yeniden krize girmesini önlemektir. Sağlıklı bir kişide gözün arka tarafında üretilen sıvı, göz bebeğinden öne gelip renkli kısmın çevresinde bulunan 360 derecelik kanal sisteminden dışarı atılır. Göz tansiyonu krizinde bu sıvı göz bebeği ile mercek arasından öne geçemez, arkada birikir. Sıvı birikmesi gözün renkli kısmını öne iter ve basınç yükselir. İşte, gözün renkli kısmına lazer ile açılacak delik kriz mekanizmasını kırar, sıvı geçişi için yeni bir yol oluşturmaktadır.

    Erken zamanlarda bu tedavinin yapılmasının önemi büyüktür. Zira geç kalınmış vakalarda sıvı çıkış yerlerinde kriz esnasında birbirine temasa ilişkin olarak yapışıklıklar ortaya çıkabilir. İşte bu aşamadan sonra lazer yapılsa da yarar etmez. Hastada ‘süreğen tansiyon gelişir. Böyle hastalara ameliyat gerekli olabilir. Dolayısıyla gözün sıvı çıkış yerinin darlığının erken saptanması ve eskiden gözün renkli kısmına delik açılarak tedbir alınması oldukça önemlidir.

    GLOKOM KRİZİNDE LAZERLE ACİL TEDAVİ
    Göze önce damla damlatılır. Sonra lazerle irise (gözün renkli kısmına) bir delik açılır. Son derece basit bir işlemdir. 1-2 dakika sürer. Muayene şartlarında yapılır. Bu teknik vasıtası ile gözün arka kısmında sıvı toplanmaz. Toplanan sıvı delik kanalıyla gözün ön tarafına geçip sıvı çıkış kanalından çıkabilir. Böylece glokom krizi tedavi edilir ve bir daha krize girilmesi önlenir. Kanal açılan yerde küçük kanamalar olabilir. Onun dışında anında hemen hiçbir problem görülmez. Gözün renkli kısımda açılan delik çok seyrek olarak kapanabilir. Bu nedenle hastanın gözündeki deliğin belirli Aralıklarla kapanıp kapanmadığının kontrol edilmesi gerekir.

    DAR AÇILI GLOKOMLARDA KORUYUCU TEDAVİ
    Bilhassa küçük, hipermetrop gözlerde glokom krizi riski daha yüksektir. Dar sıvı çıkışı olan ve risk grubuna giren bu tür hastalarda glokom krizi ortaya çıkmadan uygulanacak tedavinin önemi çok büyüktür. Gerçekten sıradan bir göz muayenesinde hastanın risk grubunda olduğu anlaşılır. Bu kişilerde gözün renkli kısmından lazerle açılacak delik, hastanın glokom krizine girmesini yüzde 99 önler.

    Kimi hastalarda da büyük glokom krizleri görülmemekle birlikte, küçük krizler ortaya çıkabilir. Dar açılı glokomlu hastalarda göz bebeğinin genişlemesine yol açan durumlar göz içi basıncında yükselmeye ve krize neden olur. Hafif glokom krizleri nde hastalar farkında olmadan krize girip çıkabilirler. Bu tür hastalarda geçici ağrılar olabilir. Işıkların etrafına baktıklarında gökkuşağı biçiminde hareler görebilirler. Bunlar göz tansiyonun 25’lere 30’lara yükseldiğinde olan bulgulardır. Hasta bunları fark ederek doktora giderse ve lazer anında yapılırsa büyük krize girmeden önlem alınmış olur.

    DAR AÇILI GLOKOMDA KARANLIKTA TELEVİZYON SEYRETMEK RİSKLİ!
    Karanlıkta kalmak, sinirlenmek, heyecanlanmak, korkmak gibi adrenalin salgılanmasına neden olan durumlar kimi hastalarda glokom krizini başlatabilir. Bunun da sebebi kişilerde adrenalin salgısının artmasına ilişkin olarak göz bebeklerinin büyümesidir. Bunun dışında kimi grip, mide ilaçları, antidepresanlar da glokom krizine neden olabilir. Bu tür ilaçların kullanım kılavuzlarında glokom hastaları kullanmamalı’ yazar. Gerçekten burada glokom hastalarından kast edilen ‘dar açılı’ olanlardır.

    Dar açılı glokomu olan hastaların karanlıkta veya loş ışıkta kalmamaları gerekir. Zira karanlık göz bebeğini büyütür. Bu tür hastalar örnek olarak karanlıkta televizyon seyretmemelidir. Işıksız ortamda televizyon izlerken hafif glokom krizleri yaşayıp, fark etmeyen birçok hasta bulunmaktadır. Örneğin, salonun ışığı kapalıyken televizyon seyreden bir kişi göz bebeğinin genişlemesi sebebiyle glokom krizine girebilir. Göz tansiyonu yükselir. Televizyon karşısında bir şeyler atıştırmak için mutfağa gittiğinde ise ışığı yakar. Işıkla birlikte göz bebeği küçülür ve hasta farkında olmadan girdiği glokom krizinden çıkabilir.

    GLOKOMDA KALITIMIN ETKİSİ
    Gözün ön kamarasının darlığının veya açıklığının genetikle ilgisi bulunmaktadır. Gerek dar, gerekse açık açılı glokomlarda kalıtımın tesiri vardır. Örneğin anne, baba, kardeş gibi birinci derecedeki yakın akrabalarında süreğen basit (açık açılı) glokom olan kişilerin benzer hastalığa yakalanma riski diğerlerinden 10 kat daha fazladır. Dar ve açık açılı glokomlar yaşın ilerlemesiyle paralel artış gösterir. Süreğen basit glokomun 40 yaş üstündeki kişilerde görülme sıklığı yüzde 1,5-2 civarındadır. 70 yaşın üzerindeki kişilerde bu oran yüzde 7’lere kadar çıkar.

  2. #2
    Misafir

    Cevap: Gözde Aniden Başlayan Ağrı Glokom Olabilir

    Gözde aniden başlayan ağrı benim başıma çok sık geliyor ama çok şükür uzun süre devam etmiyor. Yani aniden başıma ve gözüme bir ağrı giriyor ama bu ağrı yaklaşık 5-10 dakika içerisinde gidiyor. Ben ağrı başlayınca elimi soğutup, gözlerimi kapatıp ellerimi gözlerime bastırıyorum. Açıkçası faydası olduğunu da düşünüyorum. Tabii doktora gidip tetkik ettirmekte fayda var.

+ Yorum / Mesaj Ekle

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Gözde Ağrı Yapan Hastalıklar
    By DrNilay in forum Göz Migreni ve Astenopi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.06.17, 11:00
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.06.17, 15:31
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.05.17, 14:50
  4. Gözde Ani Gelişen Ağrı Neden Olur?
    By DrNilay in forum Göz
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.03.17, 12:45
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.01.17, 12:15
Sitemizde yapılan paylaşımların sorumluluğu paylaşanlara aittir ve bu paylaşımlar bilgilendirme amaçlıdır. Doktorunuza danışmadan hareket etmeyiniz.